Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/10246 K.2012/19986
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat veya düşme kararlarına karşı katılan vekillerin temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu itirazları reddederek hem “dolandırıcılık” hem de “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan beraat ve düşme kararlarını bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat, düşme
I-) Katılan vekilinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-) Katılan vekilinin sanık ... ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
08.06.2007 gün ve 2007/8550-4230-429 sayılı iddianame ile sanık ... ...’ın, Bağ-Kur’dan emekli olabilmek amacıyla Kulp Mal Müdürlüğünde görevli memur tarafından düzenlenen resmi belgelere istinaden yaşlılık aylığı bağlatarak sahte resmi evrak düzenlenmesine katıldığının iddia olunması karşısında; sübutu halinde eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 64/1. yollamasıyla 339/1. maddesindeki (5237 sayılı TCK.nun 204/2 md.) suçu oluşturacağı ve bu suçun cezasının süresine göre aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki suçu oluşturduğunun ve aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerindeki zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 01.02.1997 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-) Katılan vekilinin sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın memur olması ve görevi sırasında sahte belge tanzim ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, Kulp Kaymakamlığının 14/02/2006 tarihli soruşturma izni verilmemesine dair kararının kesinleştiğini belirtir 22/06/2006 tarihli yazısı karşısında; 4483 sayılı Yasa uyarınca, soruşturma izni verilmeyen sanık hakkında duruşmaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak dava şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/7. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-) Katılan vekilinin, sanık ... ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunda suç tarihinin en son elde edilen haksız yarar tarihi olacağı gözetilerek, dosyada mevcut Diyarbakır İş Mahkemesinin 11.12.2007 gün, 2006/814 E. 2007/532 K. sayılı gerekçeli kararında, 30.01.2006 günlü kurum yazısı ile sanık ... ...’a bağlanan aylığın kesildiğinin bildirildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın en son aylığı hangi tarihte aldığı ve buna göre suç tarihi saptanarak, hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi,
2- Sanık ... ...’ın, Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verdiği ve Kulp Mal Müdürü vekili olan diğer sanık ... tarafından doldurulup onaylanan belgelerdeki, emekliliğe esas hizmet sürelerinin gerçeği yansıtmadığı iddiasından ibaret olayda; içerik itibariyle sahte olduğu iddia olunan belgelerdeki sürelerin Kulp Mal Müdürlüğü Vergi Dairesine ait Sicil Defterindeki bilgileri içermesi nedeniyle, sicil defterindeki mükellefiyet kayıtlarının gerçek olup olmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında; öncelikle sanık ... ...’ın, sicil defterindeki mükellefiyetlerinin oluşturulmasına esas olan işe başlama ve terklerine ilişkin dayanak belgeler getirtilerek incelenip, mükellefiyetle ilgili her hangi bir dayanak belgenin bulunamaması halinde, sicil defterindeki kayıtların kim tarafından, neye dayanılarak yapıldığının araştırılması, vergi mükellefi olarak görünen sanık ... ...’ın, vergi borçlarını, yapılan tahakkuk ve tahsilatları gösteren “vergi dosyası” getirtilerek, mükellefiyetle ilgili durumunun incelenmesi, gerektiğinde adı geçen sanığın hangi tarihler arasında ne iş yaptığı konusunda kolluk marifetiyle araştırma yaptırılıp, bu konudaki savunma tanıkları da dinlenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile atılı dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat, düşme
I-) Katılan vekilinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-) Katılan vekilinin sanık ... ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
08.06.2007 gün ve 2007/8550-4230-429 sayılı iddianame ile sanık ... ...’ın, Bağ-Kur’dan emekli olabilmek amacıyla Kulp Mal Müdürlüğünde görevli memur tarafından düzenlenen resmi belgelere istinaden yaşlılık aylığı bağlatarak sahte resmi evrak düzenlenmesine katıldığının iddia olunması karşısında; sübutu halinde eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 64/1. yollamasıyla 339/1. maddesindeki (5237 sayılı TCK.nun 204/2 md.) suçu oluşturacağı ve bu suçun cezasının süresine göre aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki suçu oluşturduğunun ve aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerindeki zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 01.02.1997 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-) Katılan vekilinin sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın memur olması ve görevi sırasında sahte belge tanzim ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, Kulp Kaymakamlığının 14/02/2006 tarihli soruşturma izni verilmemesine dair kararının kesinleştiğini belirtir 22/06/2006 tarihli yazısı karşısında; 4483 sayılı Yasa uyarınca, soruşturma izni verilmeyen sanık hakkında duruşmaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak dava şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/7. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-) Katılan vekilinin, sanık ... ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunda suç tarihinin en son elde edilen haksız yarar tarihi olacağı gözetilerek, dosyada mevcut Diyarbakır İş Mahkemesinin 11.12.2007 gün, 2006/814 E. 2007/532 K. sayılı gerekçeli kararında, 30.01.2006 günlü kurum yazısı ile sanık ... ...’a bağlanan aylığın kesildiğinin bildirildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın en son aylığı hangi tarihte aldığı ve buna göre suç tarihi saptanarak, hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi,
2- Sanık ... ...’ın, Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verdiği ve Kulp Mal Müdürü vekili olan diğer sanık ... tarafından doldurulup onaylanan belgelerdeki, emekliliğe esas hizmet sürelerinin gerçeği yansıtmadığı iddiasından ibaret olayda; içerik itibariyle sahte olduğu iddia olunan belgelerdeki sürelerin Kulp Mal Müdürlüğü Vergi Dairesine ait Sicil Defterindeki bilgileri içermesi nedeniyle, sicil defterindeki mükellefiyet kayıtlarının gerçek olup olmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında; öncelikle sanık ... ...’ın, sicil defterindeki mükellefiyetlerinin oluşturulmasına esas olan işe başlama ve terklerine ilişkin dayanak belgeler getirtilerek incelenip, mükellefiyetle ilgili her hangi bir dayanak belgenin bulunamaması halinde, sicil defterindeki kayıtların kim tarafından, neye dayanılarak yapıldığının araştırılması, vergi mükellefi olarak görünen sanık ... ...’ın, vergi borçlarını, yapılan tahakkuk ve tahsilatları gösteren “vergi dosyası” getirtilerek, mükellefiyetle ilgili durumunun incelenmesi, gerektiğinde adı geçen sanığın hangi tarihler arasında ne iş yaptığı konusunda kolluk marifetiyle araştırma yaptırılıp, bu konudaki savunma tanıkları da dinlenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile atılı dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.