‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/13052 K.2012/15332

Esas No: 2009/13052 · Karar No: 2012/15332 · Karar Tarihi: 17.09.2012
Özet: (1) Sanık …’ın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet kararlarına karşı açılan temyiz başvuruları; (2) Mahkeme, sanığın delillerin yetersizliği nedeniyle beraat kararını onaylarken, mahkumiyet kararının da 5237 sayılı TCK’nın zincirleme suça ilişkin hükümlerini yanlış uyguladığını tespit ederek bu kararı bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: Sanık ... Taşçı için: Beraat
Sanık ... için:765 sayılı TCY'nın 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası

I- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik inceleme ile hüküm verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafilerinin temyizine gelince;
Sanık müdafilerinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafilerinin sübuta ve sair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesine göre aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, sanığın suça konu sahte bonoları aynı anda verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yanlış değerlendirmeile sanık hakkında 5237 sayılı Yasaya göre 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80 ve 59/2. maddelerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?