Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/12477 K.2011/20231
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların Beyoğlu ve Kadıköy noterliklerinde sahte vekaletnameler düzenleyerek 5237 sayılı TCK’nın 204/2, 43 ve 62/1 maddelerine göre suç işlemesiyle ilgili; (2) Mahkeme, sanıkları 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptı.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların, 5237 s.y.nın 204/2, 43, 62/1 ve 53. maddelerine göre 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, sanık ...'ın yokluğunda verilen 19.09.2007 tarihli mahkumiyet kararında yasa yoluna başvuru yöntemi gösterilmediği gibi sanığın sorgusunda bildirdiği adresine kanunun gösterdiği usullere göre önceden yapılmış bir tebligat bulunmadığı halde, Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle de öğrenme üzerine 17.02.2009 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, sanıklara yüklenen suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırına göre zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanıklar ... ve ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş olup, yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekili, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Kamu görevlisi olmayan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek; Beyoğlu 14. Noterliğinin 28.12.1995 tarih 32920 sayılı ve 20.03.1996 tarih 12870 sayılı vekaletnamelerini sahte olarak düzenlemek, Kadıköy Noterliğince düzenlenen 24.05.1996 gün ve 25204 sayılı vekaletnamede de tahrifat yapmak, Beyoğlu 14. Noterliğinin 23.03.1996 gün ve 12870 sayılı sahte vekaletnamesine istinaden Kocaeli 5. Noterliğince de 30.10.1996 tarih ve 6001 sayılı vekaletnameyi sahte olarak düzenlettirmekten ibaret eylemlerinin, zincirleme biçimde memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilerek 765 sayılı TCK'nun 342/2 ve 80. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 204/1-3 ve 43. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43. maddelerinin karşılaştırılarak belirlenmesi,
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43 ve 62. maddelerinin uygulanması ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine “sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 342/2. maddesinin takdiren alt sınırdan tayini ile verilecek 4 yıl hapis cezasının aynı Yasanın 80. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılması sonucunda 4 yıl 8 ay hapis cezası verilmesi gerekecek olup bu ceza, 5237 sayılı TCK'nuın aşağıdaki uygulaması ile bulunan cezadan daha fazla olup 5237 sayılı TCK'nuın lehe sonuç doğurduğu anlaşılmakla, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca mahkemenin kabulü de dikkate alınıp cezanın takdiren alt sınırdan tayini ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu belgelerin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle cezasının aynı Yasanın 204/3. maddesi uyarınca ½ oranında artırılması suretiyle 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun teselsülen işlenmesi nedeniyle aynı Yasanın 43/1. maddesi uygulanarak sanıkların 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin uygulaması da dikkate alınarak verilen cezasından aynı Yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve “katılan lehine takdir olunan 2200 TL vekalet ücretinin sanıklardan tahsiline” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 23.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların, 5237 s.y.nın 204/2, 43, 62/1 ve 53. maddelerine göre 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, sanık ...'ın yokluğunda verilen 19.09.2007 tarihli mahkumiyet kararında yasa yoluna başvuru yöntemi gösterilmediği gibi sanığın sorgusunda bildirdiği adresine kanunun gösterdiği usullere göre önceden yapılmış bir tebligat bulunmadığı halde, Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle de öğrenme üzerine 17.02.2009 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, sanıklara yüklenen suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırına göre zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanıklar ... ve ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş olup, yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekili, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Kamu görevlisi olmayan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek; Beyoğlu 14. Noterliğinin 28.12.1995 tarih 32920 sayılı ve 20.03.1996 tarih 12870 sayılı vekaletnamelerini sahte olarak düzenlemek, Kadıköy Noterliğince düzenlenen 24.05.1996 gün ve 25204 sayılı vekaletnamede de tahrifat yapmak, Beyoğlu 14. Noterliğinin 23.03.1996 gün ve 12870 sayılı sahte vekaletnamesine istinaden Kocaeli 5. Noterliğince de 30.10.1996 tarih ve 6001 sayılı vekaletnameyi sahte olarak düzenlettirmekten ibaret eylemlerinin, zincirleme biçimde memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilerek 765 sayılı TCK'nun 342/2 ve 80. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 204/1-3 ve 43. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43. maddelerinin karşılaştırılarak belirlenmesi,
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43 ve 62. maddelerinin uygulanması ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine “sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 342/2. maddesinin takdiren alt sınırdan tayini ile verilecek 4 yıl hapis cezasının aynı Yasanın 80. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılması sonucunda 4 yıl 8 ay hapis cezası verilmesi gerekecek olup bu ceza, 5237 sayılı TCK'nuın aşağıdaki uygulaması ile bulunan cezadan daha fazla olup 5237 sayılı TCK'nuın lehe sonuç doğurduğu anlaşılmakla, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca mahkemenin kabulü de dikkate alınıp cezanın takdiren alt sınırdan tayini ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu belgelerin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle cezasının aynı Yasanın 204/3. maddesi uyarınca ½ oranında artırılması suretiyle 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun teselsülen işlenmesi nedeniyle aynı Yasanın 43/1. maddesi uygulanarak sanıkların 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin uygulaması da dikkate alınarak verilen cezasından aynı Yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve “katılan lehine takdir olunan 2200 TL vekalet ücretinin sanıklardan tahsiline” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 23.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.