‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/1175 K.2012/362

Esas No: 2009/1175 · Karar No: 2012/362 · Karar Tarihi: 16.01.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, memur olmayan kişilerin resmi belgede sahteciliği ve ilgili kamu davalarının tefrikine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların suç unsurlarının oluştuğunu kabul ederek, ilgili davaların tefrik kararlarını onaylamış ve beraat veya mahkumiyet kararlarının temyizini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

1-Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları ile katılan vekilinin, sanık ... hakkında kurulan kamu davasının tefriki kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... müdafiinin, 21.03.2006 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 29.03.2006 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinin anlaşılması, ... hakkında verilen kamu davasının tefrikine dair kararın ise, 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesinde sayılan davayı sonlandıran hüküm niteliğinde bulunmaması ve temyiz yasa yoluna tabi olmaması karşısında, ... müdafii ile katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen tefrik kararına yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında verilen kamu davalarının reddine dair hükme ve sanıklar .... ve ...’e yüklenen "resmi evrakta sahtecilik" suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın mükerrer olarak açıldığının anlaşılması, yukarıda yazılı diğer sanıklar yönünden ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olması karşısında, katılan vekilinin suçun unsurlarının oluştuğuna, sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan kamu davalarının reddine ilişkin hüküm ile sanıklar ...,. ve ...’e yüklenen ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan kurulan beraat hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin, sanık ... hakkında "sahte doğum raporu düzenlemek" suçundan kurulan mahkumiyet hükümüne, katılan vekilinin ‘çocukların neseplerini değiştirmek’ suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler ile bu suç yönünden diğer sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine ve ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar hükmün 1. bendinde, sanık ... hakkında açılan kamu davasının tefrikine karar verilmiş ise de, 4. bendinde yüklenen suçlardan dolayı sanık hakkında gerekçeleri de gösterilmek suretiyle beraat kararı verildiği, bu haliyle sanık hakkında temyizi mümkün olan beraat hükmü kurulduğu kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...’a yüklenen ‘sahte doğum raporu düzenlemek’ suçu ile tüm sanıklara yüklenen ‘çocukların neseplerini değiştirmek’ suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 16.12.2000, 21.06.1999, 21.09.1999, 30.03.2001, 31.10.2002 ve 25.07.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yüklenen ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçu açısından ise 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 21.06.1999 ve 21.09.1999 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık ...’a yüklenen ‘sahte doğum raporu düzenlemek’, tüm sanıklara yüklenen ‘çocukların neseplerini değiştirmek’ ve sanıklar ..., ... ve ...’a yüklenen ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan kurulan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık ...’a yüklenen ‘sahte doğum raporu düzenlemek’ ve tüm sanıklara yüklenen ‘çocukların neseplerini değiştirmek’ suçlarından açılan kamu davalarının aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yüklenen ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan açılan kamu davalarının ise gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
4-Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanık ...’un sanık ... tarafından dünyaya getirilen çocuğu, sanık ...’in sanık ... tarafından dünyaya getirilen çocuğu ve sanık ...’in sanık ... tarafından dünyaya getirilen çocuğu, resmi nikahlı eşlerinden müşterek çocuklarıymış gibi sahte içerikli “Mernis Doğum Tutanağı” düzenlenmesini sağlayıp nüfusa tescil ettirdiklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80. maddeleri ile, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1 ve 53/1. maddelerine uyduğu cihetle, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanıklar ..., ... ve ... hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?