‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/10171 K.2010/8681

Esas No: 2009/10171 · Karar No: 2010/8681 · Karar Tarihi: 14.07.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik, ruhsatnamede sahtecilik, plakada sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, her bir suçu için belirlenen hapis cezalarını ve para apellerini onaylamış, ayrıca bazı usul hatalarını düzeltmiş ve ilgili suçların zamanaşımı nedeniyle ortağından kaldırılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik- ruhsatnamede sahtecilik -plakada sahtecilik- dolandırıcılık

HÜKÜM: Resmi belged sahtecilik suçundan: 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası,
Ruhsatnamede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 350/3. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası,
Plakada sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 333/1-2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 216 YTL.apc.

Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52/2, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 1yıl hapis ve 1.000 YTL.apc.

I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmemesi isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş ve verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına, suçun sabit olmadığına oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:

5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sahte plaka kullanmak, sahte motorlu araç tescil belgesi kullanmak, dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suçların işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?