Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/9794 K.2011/19764
Özet: (1) Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği suçlamasıyla ilgili; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nin 204/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca her sanık için 1 yıl 8 ay hapis cezası hükmünü kesinleştirerek kararını bozmadı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...,...: 5237 sayılı TCK.nın 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereği 1 er yıl 8 er ay hapis cezası.
I-Hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin 07.05.2002 gün ve 2001/24 Esas, 2002/152 Karar sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, diğer sanık ...’ın temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2005 gün ve 2003/10800 Esas, 2005/9273 Karar sayılı bozma ilamının sanık ... ile ilgili olduğu ve hükümlü ... yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün 125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere ikisinin bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden, hükümlü ... yönünden de karar iade edilmiş gibi yargılamaya devam olunarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması yok hükmünde olup, yok hükmündeki kararın temyiz olanağı bulunmadığından hükümlü ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... müdafiinin temyizine gelince;
1-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,
2-Kabule göre de;
5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’ nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, 765 Sayılı TCK. nun 342/1, 59/2 ve 5237 Sayılı TCK. nun 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 Sayılı TCK’ nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...,...: 5237 sayılı TCK.nın 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereği 1 er yıl 8 er ay hapis cezası.
I-Hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin 07.05.2002 gün ve 2001/24 Esas, 2002/152 Karar sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, diğer sanık ...’ın temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2005 gün ve 2003/10800 Esas, 2005/9273 Karar sayılı bozma ilamının sanık ... ile ilgili olduğu ve hükümlü ... yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün 125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere ikisinin bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden, hükümlü ... yönünden de karar iade edilmiş gibi yargılamaya devam olunarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması yok hükmünde olup, yok hükmündeki kararın temyiz olanağı bulunmadığından hükümlü ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... müdafiinin temyizine gelince;
1-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,
2-Kabule göre de;
5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’ nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, 765 Sayılı TCK. nun 342/1, 59/2 ve 5237 Sayılı TCK. nun 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 Sayılı TCK’ nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.