Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/9180 K.2011/21332
Özet: (1) Uyuşmazlık, köy muhtarı sanığının 2002‑2003 yıllarında kamu kurumunu dolandırmak ve sahtecilik suçlarıyla ilgili olarak verilen adli para cezalarının temyiz edilmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından doğan adli para cezalarını (150 YTL ve 261 YTL) bozulmasına karar verip, ilgili davayı 765 sayılı TCK’nun 102/4 maddesiyle birlikte CMK’nin 223/8 maddesine göre düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurumunu dolandırmak, sahtecilik
HÜKÜM: Dolandırıcılık suçundan; BERAAT,
Sahtecilik suçundan, 2002 yılındaki eylemi nedeniyle; 765 sayılı TCK.nın 347/1, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği 150 YTL adli para cezası,
2003 yılındaki eylemleri nedeniyle; 765 sayılı TCK.nın 347/1, 80, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği 261 YTL adli para cezası,
647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereği cezaların ERTELENMESİNE
I-Şikayetçi ...’ın dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
05.05.2005 tarihli iddianamede köy muhtarı olan sanığın 2002 yılı DGD dosyasında aynı köyde aza olan şikayetçi yerine “tarımsal faaliyet belgesi” ne şikayetçi yerine sahte imza atarak başvuruda bulunup haksız DGD parası aldığının ve sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında yüklenen dolandırıcılık ve şehadetnamede sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görmediği ve katılma hakkı bulunmadığı cihetle; usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararı hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, şikayetçinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Katılan ... ve sanık müdafiinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık (özel belgede sahtecilik), şehadetnamede sahtecilik,” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının dolandırıcılık suçu yönünden kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 28.06.2005 ve sahtecilik suçunu yönünden ise mahkumiyet hükmünün kurulduğu 07.03.2006 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurumunu dolandırmak, sahtecilik
HÜKÜM: Dolandırıcılık suçundan; BERAAT,
Sahtecilik suçundan, 2002 yılındaki eylemi nedeniyle; 765 sayılı TCK.nın 347/1, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği 150 YTL adli para cezası,
2003 yılındaki eylemleri nedeniyle; 765 sayılı TCK.nın 347/1, 80, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği 261 YTL adli para cezası,
647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereği cezaların ERTELENMESİNE
I-Şikayetçi ...’ın dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
05.05.2005 tarihli iddianamede köy muhtarı olan sanığın 2002 yılı DGD dosyasında aynı köyde aza olan şikayetçi yerine “tarımsal faaliyet belgesi” ne şikayetçi yerine sahte imza atarak başvuruda bulunup haksız DGD parası aldığının ve sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında yüklenen dolandırıcılık ve şehadetnamede sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görmediği ve katılma hakkı bulunmadığı cihetle; usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararı hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, şikayetçinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Katılan ... ve sanık müdafiinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık (özel belgede sahtecilik), şehadetnamede sahtecilik,” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının dolandırıcılık suçu yönünden kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 28.06.2005 ve sahtecilik suçunu yönünden ise mahkumiyet hükmünün kurulduğu 07.03.2006 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.