Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/8732 K.2010/11178
Özet: Uyuşmazlık konusu, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği suçlamasıdır. Mahkeme, sanığı 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla yargılayıp erteleme kararı vererek beraat kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...: TCK 342/1, 80, 59/2, 647/6 maddeleri gereğince; 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve erteleme.,
...: TCK 223/2 maddesi gereğince; BERAATİNE.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilip, incelenerek gereği görüşüldü:
I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.04.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince:
1-23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında açıkça belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunan lehe yasanın bir bütün halinde tüm hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 Sayılı Yasanın 342/1,80,59/2,40 maddeleri uygulanarak tayin olunan cezanın, aleyhe sonuç doğurmadığıda gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi ile ertelenmesine karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanık lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...: TCK 342/1, 80, 59/2, 647/6 maddeleri gereğince; 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve erteleme.,
...: TCK 223/2 maddesi gereğince; BERAATİNE.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilip, incelenerek gereği görüşüldü:
I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.04.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince:
1-23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında açıkça belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunan lehe yasanın bir bütün halinde tüm hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 Sayılı Yasanın 342/1,80,59/2,40 maddeleri uygulanarak tayin olunan cezanın, aleyhe sonuç doğurmadığıda gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi ile ertelenmesine karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanık lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.