Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/8543 K.2011/24032
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın görevini kötüye kullanarak sahte resmi evrak düzenlemesi ve tapu kayıtlarını aslına uygun olmayan şekilde değiştirmesiyle ilgili suçlamalardır; (2) Mahkeme, sanığı “görevi kötüye kullanma” suçundan beraat ettirirken “sahte resmi evrak düzenleme” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası vererek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte resmi evrak tanzimi-görevi kötüye kullanmak,
HÜKÜM: 1-Görevi kötüye kullanma suçundan, beraatine,
2-Sahte resmi evrak düzenlemek suçundan, lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK'nın 340. maddesi delaletiyle, 339/1,59. mad.uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
I-Sanık müdafiinin “görevi kötüye kullanmak” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin bir sebebe dayanmadığı gibi beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, hukuki yararı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Sanığın tapu kütüğündeki bilgileri değiştirmeyip, özet belge niteliğindeki tapu kayıtlarını aslına uygun olmayacak şekilde düzenlemekten ibaret eyleminin, 765 sayılı TCY.nın 341. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesindeki suçu oluşturduğu gözetilmemişse de temel cezanın alt sınır uygulanarak belirlenmesi nedeniyle sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçları denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte resmi evrak tanzimi-görevi kötüye kullanmak,
HÜKÜM: 1-Görevi kötüye kullanma suçundan, beraatine,
2-Sahte resmi evrak düzenlemek suçundan, lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK'nın 340. maddesi delaletiyle, 339/1,59. mad.uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
I-Sanık müdafiinin “görevi kötüye kullanmak” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin bir sebebe dayanmadığı gibi beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, hukuki yararı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Sanığın tapu kütüğündeki bilgileri değiştirmeyip, özet belge niteliğindeki tapu kayıtlarını aslına uygun olmayacak şekilde düzenlemekten ibaret eyleminin, 765 sayılı TCY.nın 341. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesindeki suçu oluşturduğu gözetilmemişse de temel cezanın alt sınır uygulanarak belirlenmesi nedeniyle sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçları denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.