Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/4674 K.2010/476
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 765 Sayılı TCK kapsamında 5237 Sayılı TCK’nün aynı olay üzerindeki ayrı ayrı uygulamasının hatalı sunulması, adli para cezasının alt sınırın göz ardı edilmesi ve hafif değer nedeniyle indirim oranının aşılması nedeniyle 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesine göre 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi kapsamında kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 765 Sayılı TCK.nun 503/1, 522 ve 523/1 mad.ce 6 ay H.C. ve 40 YTL A.P.C.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın suç unsurlarının oluşmadığına, suçun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine soyut olarak 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükmolunan temel adli para cezasının, Ceza Genel Kurulu’nun 24.9.2002 gün ve 184/320 sayılı kararında açıklandığı üzere 765 TCK. nun 19. maddesine göre belirlenen suç tarihi itibariyle alt sınır olan 216 TL’den az olamayacağı gözetilmeden eksik adli para cezasına hükmolunması,
3-Suça konu değerin "pek hafif" olduğu kabul edilmesine göre, 765 Sayılı TCK. nun 522. maddesi ile cezadan yapılacak indirim oranının ½ den fazla olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 765 Sayılı TCK.nun 503/1, 522 ve 523/1 mad.ce 6 ay H.C. ve 40 YTL A.P.C.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın suç unsurlarının oluşmadığına, suçun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine soyut olarak 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükmolunan temel adli para cezasının, Ceza Genel Kurulu’nun 24.9.2002 gün ve 184/320 sayılı kararında açıklandığı üzere 765 TCK. nun 19. maddesine göre belirlenen suç tarihi itibariyle alt sınır olan 216 TL’den az olamayacağı gözetilmeden eksik adli para cezasına hükmolunması,
3-Suça konu değerin "pek hafif" olduğu kabul edilmesine göre, 765 Sayılı TCK. nun 522. maddesi ile cezadan yapılacak indirim oranının ½ den fazla olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.