Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/3982 K.2010/328
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: 1-765 Sayılı TCK'nun 342/1,80,59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2-765 Sayılı TCK'nun 510,80,59/2 maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3-765 Sayılı TCK'nun 503/1,80,522,59/2 maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis ve 3.339 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
I-Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK. nu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun bütün hükümleri olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosya içeriğinden verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: 1-765 Sayılı TCK'nun 342/1,80,59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2-765 Sayılı TCK'nun 510,80,59/2 maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3-765 Sayılı TCK'nun 503/1,80,522,59/2 maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis ve 3.339 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
I-Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK. nu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun bütün hükümleri olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosya içeriğinden verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.