Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/20804 K.2012/417
Özet: (1) Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği suçlamasıdır; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 62 ve 51/3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verip infaz rejimini mükerrir olarak belirleyerek denetimli serbestlik tedbirini uygulamama kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62, 51/3. mad. ge.1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin.
Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar veren mahkemenin aynı madde gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. uyarınca yapılan uygulamada cezanın ertelenmesine karar verilmediği halde TCK'nun 51/3. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Adli emanetin 2005/5907 sırasında kayıtlı eşyaların akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükme “Adli emanetin 2005/5907 sırasında kayıtlı suça konu sahte nüfus cüzdanı ve personel kimlik kartının dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62, 51/3. mad. ge.1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin.
Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar veren mahkemenin aynı madde gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. uyarınca yapılan uygulamada cezanın ertelenmesine karar verilmediği halde TCK'nun 51/3. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Adli emanetin 2005/5907 sırasında kayıtlı eşyaların akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükme “Adli emanetin 2005/5907 sırasında kayıtlı suça konu sahte nüfus cüzdanı ve personel kimlik kartının dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.