Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/17241 K.2011/22285
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından beraat kararıyla ilgili olarak, mahkemenin iddianamenin tarihini düzelttiği ve yargılama sürecinde vekil müdahalesi, delil takdiri ve savcılığın kararları konularında eksiklikler tespit ettiği davadır. (2) Mahkeme, bu eksiklikleri dikkate alarak 25.11.2011 tarihli oybirliği kararıyla beraat hükümlerini bozmuş ve yeniden yargılama için dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Eyüp 2.ASCM)
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Beraat kararına ilişkin
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu sahte çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği 03.09.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi ve sanıklar ..., .... ile .... hakkında Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.02.2005 tarih ve 2005/1433 esas sayılı iddianamesi ile müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçundan açılıp bu dosya ile birleştirilen dava hakkında yargılama sonucu herhangi bir karar verilmediği, katılan ... Ş vekilinin bu dosya ile ilgili temyiz isteminin de bulunmadığı anlaşılmakla mahkemesince bu konuda her zaman karar verilmesinin olanaklı olduğu kabul edilerek Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2004 tarih ve 2004/4527 esas sayılı iddianamesi ile açılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
1-CMK'nun 238. maddesi uyarınca vekili tarafından 18.05.2006 tarihli duruşmada “vekilliğime karar verilsin” demek suretiyle dile getirdiği davaya katılma talebi hakkında karar verilmeden önce hazır bulunan Cumhuriyet savcısından diyecekleri sorulmadan ve şikayetçinin müdahilliğine karar verilmeden vekilin müdahil vekili olarak duruşmaya kabulüyle yetinilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün, 212-197 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 Sayılı CMUK. nun 223/son ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK. nun 193/2 maddelerinin beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanıklar ... ve ...'nin sorgusu yapılmadan delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanıklar ... ve ...'nin delil takdirine girilmek suretiyle beraatlerine karar verilmesi,
3- Şikayetçi vekilinin hazır olduğu celsede mütalaa hazırlanması için dosyanın Cumhuriyet savcılığına tevdiine karar verilip duruşmanın 26.09.2006 gününe talik edilmesine rağmen, şikayetçi vekili çağrı kağıdı ile duruşmadan haberdar edilmeksizin yokluğunda duruşma için tayin edilen günden önce 25.05.2006 tarihinde celse açılarak CMK'nun 216. maddesinde belirlenen delillerin tartışılması aşamasında söz hakkı ve Cumhuriyet savcısının açıklamalarına karşı cevap hakkı tanınmadan hüküm verilmesi,
Yasaya aykırı, şikayeçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Beraat kararına ilişkin
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu sahte çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği 03.09.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi ve sanıklar ..., .... ile .... hakkında Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.02.2005 tarih ve 2005/1433 esas sayılı iddianamesi ile müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçundan açılıp bu dosya ile birleştirilen dava hakkında yargılama sonucu herhangi bir karar verilmediği, katılan ... Ş vekilinin bu dosya ile ilgili temyiz isteminin de bulunmadığı anlaşılmakla mahkemesince bu konuda her zaman karar verilmesinin olanaklı olduğu kabul edilerek Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2004 tarih ve 2004/4527 esas sayılı iddianamesi ile açılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
1-CMK'nun 238. maddesi uyarınca vekili tarafından 18.05.2006 tarihli duruşmada “vekilliğime karar verilsin” demek suretiyle dile getirdiği davaya katılma talebi hakkında karar verilmeden önce hazır bulunan Cumhuriyet savcısından diyecekleri sorulmadan ve şikayetçinin müdahilliğine karar verilmeden vekilin müdahil vekili olarak duruşmaya kabulüyle yetinilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün, 212-197 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 Sayılı CMUK. nun 223/son ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK. nun 193/2 maddelerinin beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanıklar ... ve ...'nin sorgusu yapılmadan delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanıklar ... ve ...'nin delil takdirine girilmek suretiyle beraatlerine karar verilmesi,
3- Şikayetçi vekilinin hazır olduğu celsede mütalaa hazırlanması için dosyanın Cumhuriyet savcılığına tevdiine karar verilip duruşmanın 26.09.2006 gününe talik edilmesine rağmen, şikayetçi vekili çağrı kağıdı ile duruşmadan haberdar edilmeksizin yokluğunda duruşma için tayin edilen günden önce 25.05.2006 tarihinde celse açılarak CMK'nun 216. maddesinde belirlenen delillerin tartışılması aşamasında söz hakkı ve Cumhuriyet savcısının açıklamalarına karşı cevap hakkı tanınmadan hüküm verilmesi,
Yasaya aykırı, şikayeçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.