Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/16892 K.2010/4886
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı önceki mahkumiyetlerinin ardından yeni yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve bu uygulamanın temyiz itirazlarıyla ilgiliydi. Mahkeme, 5237 sayılı kanunun uygulanması gerektiğini kabul ederek sanıkların hapis cezalarını belirledi; ancak temyiz itirazlarını reddederek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- ...: 765 sayılı TCK 342/1, 80, 59. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası., 2- Hükümlü ..., Hükümlü ..., Hükümlü ...: 765 sayılı TCK 342/1, 65/3, 80, 59. maddelerine göre 11 ay 20 gün hapis cezası.
I- Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan hükümlü ...'le ilgili olarak yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan adı geçen hükümlü hakkında hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Hükümlüler ..., ... ve ... müdafiilerinin, adı geçen hükümlüler hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.02.2006 gün ve 11/12 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kesinleşmiş hükümden farklı bir hüküm kurulması halinde, yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki vekalet ücreti, müsadere, yargılama giderleri ve benzeri hususların infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği ve önceki kesinleşmiş hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun ile hükümlüler lehine bir düzenleme olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi için yapılan uyarlama yargılamasındaki yargılama giderlerinin ise yargılamaya neden olmayan hükümlülere yüklenemeyeceği gözetilmeden, 765 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, hükümlüler ..., ... ve ... hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan adı geçen hükümlüler hakkında kurulan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- ...: 765 sayılı TCK 342/1, 80, 59. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası., 2- Hükümlü ..., Hükümlü ..., Hükümlü ...: 765 sayılı TCK 342/1, 65/3, 80, 59. maddelerine göre 11 ay 20 gün hapis cezası.
I- Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan hükümlü ...'le ilgili olarak yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan adı geçen hükümlü hakkında hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Hükümlüler ..., ... ve ... müdafiilerinin, adı geçen hükümlüler hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.02.2006 gün ve 11/12 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kesinleşmiş hükümden farklı bir hüküm kurulması halinde, yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki vekalet ücreti, müsadere, yargılama giderleri ve benzeri hususların infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği ve önceki kesinleşmiş hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun ile hükümlüler lehine bir düzenleme olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi için yapılan uyarlama yargılamasındaki yargılama giderlerinin ise yargılamaya neden olmayan hükümlülere yüklenemeyeceği gözetilmeden, 765 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, hükümlüler ..., ... ve ... hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan adı geçen hükümlüler hakkında kurulan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.