‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/14879 K.2011/22993

Esas No: 2008/14879 · Karar No: 2011/22993 · Karar Tarihi: 08.12.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahteciliği nedeniyle 765 sayılı TCY’nin 342/1, 80 ve 59 maddeleri uyarınca hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili temyiz başvurularıdır. (2) Mahkeme, hem bir yıl 11 ay 10 gün hapis hem de erteli aynı tutarı onaylayarak, sanıkların suçtan mahkumiyetini sürdürürken, cezayı paraya çevirmeyi ve ertelenmesini reddeder.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM:
1- Sanık ...: 765 sayılı TCY'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası
2- Sanık ...: 765 sayılı TCY'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası.

1- Sanıklar müdafiinin, sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelen temyizinde;
Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturduğuna, cezanın paraya çevrilip ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK’nun 43. maddesindeki teselsül hükmünün, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanığın başka bir kadından olan çocuklarını resmi nikahlı eşinden olmuş gibi aynı anda nüfusa tescil ettirmekten ibaret eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulama koşulunun oluşmadığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırı ise de;
Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, mahkemenin kabul ve takdirine göre sanık ... yönünden hüküm fıkrasından “765 sayılı TCK’nun 342/,1 ve 59/2. maddeleri” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi” ve “5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi” ibarelerinin yazılması, hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, birinci fıkrada yazılı diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından TCK’nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması ve sonuç cezanın da bir yıl Esas No: 2008/14879 sekiz ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık ...’ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar müdafiinin, sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelen temyizine gelince;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturduğuna, cezanın paraya çevrilip ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesindeki teselsül hükmünün, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 sayılı TCK’nın 80. maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanığın başka bir kadından olan çocuklarını resmi nikahlı eşinden olmuş gibi aynı anda nüfusa tescil ettirmekten ibaret eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulama koşulunun oluşmadığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırı,
b) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?