Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/14452 K.2012/599
Özet: (1) Mahkeme, sanığın resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarını incelemektedir. (2) Tüm deliller ve yasal hükümler dikkate alındığında mahkeme, 5237 sayılı TCkanun kapsamında verilen hapis cezalarını onaylayarak (sahtecilik için iki yıl, dolandırıcılık için bir yıl), ayrıca cezanın artırılması gerektiğini belirleyerek kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 s.y. TCK'nun 204/1 mad. ge. 2 yıl hapis ve TCK'nun 157/1, 52. mad.ge.1 yıl hapis ve 240 YTL adli para cezasına ilişkin.
I-O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 14.10.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, temel cezanın alt sınırdan tayin olmasına göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddelerinde öngörülen cezaların eşit olduğu ancak sanığın Torbalı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28.06.1995 gün ve 164/311 sayılı ilamı ile farklı nevi suçtan tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu bu nedenle de 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesi uyarınca cezasının artırılması gerektiği gözetildiğinde mahkemenin 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü sonucu itibariyle doğru bulunduğundan lehe Yasanın belirlenmesi sırasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca uygulamalı karşılaştırma yapılmaması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve belirtilen ilam nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunması nedeniyle karar tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya içeriğine göre 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin raporlar arasında çelişki giderilmeden eksik soruşturma sonucu karar verildiğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 14.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 s.y. TCK'nun 204/1 mad. ge. 2 yıl hapis ve TCK'nun 157/1, 52. mad.ge.1 yıl hapis ve 240 YTL adli para cezasına ilişkin.
I-O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 14.10.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, temel cezanın alt sınırdan tayin olmasına göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddelerinde öngörülen cezaların eşit olduğu ancak sanığın Torbalı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28.06.1995 gün ve 164/311 sayılı ilamı ile farklı nevi suçtan tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu bu nedenle de 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesi uyarınca cezasının artırılması gerektiği gözetildiğinde mahkemenin 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü sonucu itibariyle doğru bulunduğundan lehe Yasanın belirlenmesi sırasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca uygulamalı karşılaştırma yapılmaması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve belirtilen ilam nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunması nedeniyle karar tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya içeriğine göre 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin raporlar arasında çelişki giderilmeden eksik soruşturma sonucu karar verildiğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 14.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.