Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/8377 K.2010/1898
Özet: Uyuşmazlık, avukatlar ve yöneticiler tarafından dolandırıcılık suçlarından sanıkların beraatine dair temyiz itirazlarıyla ilgilidir; Mahkeme, 765 sayılı TCK’nın zamanaşımı hükümlerini dikkate alarak kamu davalarını ortadan kaldırmış ve ilgili sanıkları dolandırıcılık suçundan beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Avukatlar ve yöneticiler tarafından dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında Beraat,
Sanık ...: 5237 Sayılı CMUK'nun 64 ve CMK'nun 223/ 8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine dair karar,
I-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nin yüklenen dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı, sanıklar ... ve ... yönünden 21.12.2004, sanıklar ... ve ... yönünden ise 11.07.2003, tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı yasanın 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nin resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılmış kamu davasının vefatı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Doktor olarak görev yapan sanıklar ... ve Hüseyin Şenlikçi’nin, hastaları muayene etmeden reçete düzenlemediklerine, eczacı olan sanık ... ile yanında kalfa olarak çalışan sanık ...’in, hastaların sağlık karneleri ile hak sahibi olmayanlara reçete yazdırmadıklarına ilişkin savunmalarının aksine delil bulunmaması, sanıklar ... ve ...’ün, sağlık karnelerini başkalarına kullandırmadıklarına ve muayene sonucu düzenlenen reçetelerdeki ilaçları aldıklarına ilişkin savunmalarının, tanıklar ..., ..., ... ve ...’in beyanları ile doğrulanması karşısında topladığı delilleri karar tarihinde yürürlükte olan 5271 Sayılı CMK.nun 217. maddesine uygun olarak duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip, sübuta yeter nitelik ve derecede olmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılmış kamu davasının vefatı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve elde edilen delillerin resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ile ...’ın hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yüklenen suçların sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Avukatlar ve yöneticiler tarafından dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında Beraat,
Sanık ...: 5237 Sayılı CMUK'nun 64 ve CMK'nun 223/ 8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine dair karar,
I-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nin yüklenen dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı, sanıklar ... ve ... yönünden 21.12.2004, sanıklar ... ve ... yönünden ise 11.07.2003, tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı yasanın 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nin resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılmış kamu davasının vefatı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Doktor olarak görev yapan sanıklar ... ve Hüseyin Şenlikçi’nin, hastaları muayene etmeden reçete düzenlemediklerine, eczacı olan sanık ... ile yanında kalfa olarak çalışan sanık ...’in, hastaların sağlık karneleri ile hak sahibi olmayanlara reçete yazdırmadıklarına ilişkin savunmalarının aksine delil bulunmaması, sanıklar ... ve ...’ün, sağlık karnelerini başkalarına kullandırmadıklarına ve muayene sonucu düzenlenen reçetelerdeki ilaçları aldıklarına ilişkin savunmalarının, tanıklar ..., ..., ... ve ...’in beyanları ile doğrulanması karşısında topladığı delilleri karar tarihinde yürürlükte olan 5271 Sayılı CMK.nun 217. maddesine uygun olarak duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip, sübuta yeter nitelik ve derecede olmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılmış kamu davasının vefatı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve elde edilen delillerin resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ile ...’ın hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yüklenen suçların sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.