‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/772 K.2010/434

Esas No: 2007/772 · Karar No: 2010/434 · Karar Tarihi: 03.02.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili olarak, sahte kredi kartı kullanarak işyeri ve benzin istasyonu slipleri çekmeleriyle ortaya çıkan hileli işlemlere dayanıyor. Mahkeme, sanıkları 2 yıl 6 ay hapis, 10.000 TL adli para cezası ve hak yoksunlukları ile cezalandırırken, bazı hükümlerin hatalı olduğunu belirterek kararını bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık.

HÜKÜM: Sanıklar ... ve ...'nın 5237 sayılı TCY.'nın 158/f, 35,43,53. madde ve fıkraları gereğince 2 yıl 6 ay hapis, 10..000. YTL. adli para cezasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'un 158/f, 35,39,43,53 ve 51. madde ve fıkraları uyarınca 7 ay 15 gün hapis 2.000. YTL. adli para cezasına ve ertelemeye ilişkin, sanık ...'un aynı madde ve fıkralar gereğince 1 yıl 3 ay hapsine, hak yoksunluklarına ve ertelemeye ilişkin, 54. maddeye göre ise müsadereye ilişkin.,

Sanık ... müdafiinin yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1- Gerekçeli karar başlığında suç yeri ve zamanı yazılmayarak CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması
2-Dolandırıcılık suçunda unsur olan aldatıcı hareketlerin gerçek kişiye yönelmesi ve gerçek kişinin hataya düşürülerek kendi veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanık veya bir başkasının lehine bir işlemde bulunmaya yöneltilmesi ve bu işlem sonucunda sanığın kendine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlanması gerekir. Somut olayda; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde manyetik şeridi yabancı bankalara ait kart bilgileri kotlanarak üretilen sahte kredi kartı ile üye işyeri sahibi sanık ...’ün işyerinde alışveriş yapılmış gibi slip çektikleri ve daha sonra da Mamak İlçesindeki bir benzin istasyonunda üye işyeri ile anlaşmalı slip çektirmek isterken yakalandıklarının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 525/b-2 maddesinde yazılı bilişim sistemini kullanarak yarar sağlama suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a) Gerçeğe aykırı kredi kartı kullanılmasının 5237 sayılı TCK.nın 245. maddesinde düzenlendiği gözetilmeden lehe yasanın tespitinde anılan yasanın 158/I-f maddesiyle karşılaştırma yapılması ve değişik bankalara ait kredi kartlarının birden fazla kullanılması nedeniyle kredi kartı sayısınca zincirleme suçun oluştuğunun nazara alınmaması,
b) Hükmolunan adli para cezalarının nısbi nitelikte bulunmadığı ve teselsül nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesiyle artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK. nun 61/8. maddesine göre belirlenen gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra, bir gün karşılığı takdir olunan miktar ile çarpılarak adli para cezasının tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
d) Suçun kanıtı bulunan sahte kredi kartlarının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
e) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın © bendinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
f) 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?