Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/6446 K.2010/3747
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın resmi mercilere kendi kimlik bilgilerini kullanarak yalan beyanda bulunmasıdır; Mahkeme, 765 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca sanığı 1 yıl 1 gün hapis cezasına çarptırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 81/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 gün hapis cezası.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği, ayrıca sanığın, adli soruşturma sırasında gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle Beykoz Sulh Ceza Mahkemesinin 06.11.2001 gün ve 1999/1737 esas 2001/1303 karar sayılı 21.06.2001 tarihinde infaz edilen ilamının sanığa ait olmayıp ... isimli bir sahsa ait olduğu gözetilerek, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununu 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasanın 204 ve 205 maddelerinde düzenlenen suçun aleyhe oluğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılarak 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 81/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 gün hapis cezası.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği, ayrıca sanığın, adli soruşturma sırasında gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle Beykoz Sulh Ceza Mahkemesinin 06.11.2001 gün ve 1999/1737 esas 2001/1303 karar sayılı 21.06.2001 tarihinde infaz edilen ilamının sanığa ait olmayıp ... isimli bir sahsa ait olduğu gözetilerek, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununu 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasanın 204 ve 205 maddelerinde düzenlenen suçun aleyhe oluğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılarak 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.