Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/5462 K.2010/3482
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçundan, 765 sayılı TCK’ın 102/4 ve 104/2 maddesiyle ilgili zamanaşımı nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasını orta partıda kaldırmak üzere 25.03.2010’da oybirliğiyle karar vererek kararın bozulmasını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK 343/2, maddesi gereğince, 1 yıl hapis
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.01.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK 343/2, maddesi gereğince, 1 yıl hapis
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.01.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.