‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/4681 K.2009/922

Esas No: 2007/4681 · Karar No: 2009/922 · Karar Tarihi: 16.02.2009
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın banka aracını kılınma suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ve bu suça ilişkin ceza tayini prosedürlerinin yasal uygunluğu üzerineydi. Mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerini uygulayarak sanığın hapis cezasını mükerrerce özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verdi ve denetimli serbestlik tedbirini de ekledi.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 173/228 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığın, bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddelerinde öngörülen "banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uygulanması ve 765 Sayılı Yasanın 522. maddesinin arttırım hükmü ve verilen zararın fahiş olduğu gözetilerek 5237 sayılı yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında; sanık hakkında Ereğli (Konya) Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.1997 gün ve 1997/257-533 sayılı mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve infaz rejimi ile ilgili bulunan tekerrür hükmü uygulanarak hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü rejime göre çektirilmesine karar verilmesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 58/6. maddesi gereğince, sanığın Ereğli (Konya) Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.1997 gün ve 1997/257-533 sayılı ilamı ile kasıtlı bir suçtan dolayı cezalandırıldığı, söz konusu kararın kesinleştiği, 13.11.1999 tarihinden sonra, sanığın, kamu davasına konu suçu işlediği, sanığın beş yıl ve daha az süreli hapis cezası ile cezalandırıldığı ve cezanın, infaz edildiği 11.08.2000 tarihinden, kamu davasına konu suçun işlendiği 24.09.2001 tarihine kadar üç yılın geçmediği göz önüne alınarak, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca sanık hakkında, cezanın infazından sonra, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresi çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?