Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/3601 K.2010/1922
Özet: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın vize için sunduğu “vergi levhası”nın sahtecilik suçunu oluşturduğunu kabul ederek, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4. maddesi gereği benimsediği asli dava zamanaşımına rağmen, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesiyle kararın bırakılması ve aynı yasanın 322. maddesiyle sanık hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi Belgede Sahtecilik.
HÜKÜM: Sanığın atılı suç nedeniyle beraatine ilişkin.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 04.10.2005 günlü bozma kararında da belirtildiği üzere sanığın vize almak için konsolosluğa sunduğu “vergi levhasının” suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 355. maddesindeki belgelerden olduğu cihetle; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 28.11.2002 mahkumiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi Belgede Sahtecilik.
HÜKÜM: Sanığın atılı suç nedeniyle beraatine ilişkin.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 04.10.2005 günlü bozma kararında da belirtildiği üzere sanığın vize almak için konsolosluğa sunduğu “vergi levhasının” suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 355. maddesindeki belgelerden olduğu cihetle; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 28.11.2002 mahkumiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.