Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/6623 K.2018/472
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, İnceğiz Köyü korucusunun köy tüzelkişiliği aleyhine idari para cezası ve prim tahakkuku, idari takibin devamı ve davacının maaşı, menkul ve gayrimenkulleri üzerine konulan hacizlerin kaldırılması ve kesintilerin iadesi talebine ilişkindir. Mahkeme, talebin kabulünü ilan etmiş fakat karar metni eksik olduğu için hüküm bozulmuş ve temyiz itirazları kabul edilerek karara revizyon yapılmıştır.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
Dava, maaş, menkul ve gayrimenkulleri üzerine konulan hacizlerin kaldırılması ve kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sonucu ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceğiz Köyü korucusunun davalı Kuruma şikayeti üzerine Kurum tarafından köy tüzelkişiliği aleyhine idari para cezası ve prim tahakkuk ettirildiği, köy tüzelkişiliği aleyhine icra takibi yapıldığı, davacının şahsına ait maaş, menkul ve gayrimenkuller üzerine haciz konulduğu, haczin kaldırılması ve kesilen maaşların iadesinin talep edildiği, eldeki davada Mahkemece, infazda tereddüt oluşturacak şekilde "davanın kabulune" şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “... taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, davacının talebi olan menkul, gayrimenkul ve maaş üzerindeki haczin kaldırılması ve maaşta kesinti yapılmışsa ne kadar kesinti yapıldığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yalnızca hüküm kısmında "davanın kabulü" şeklinde infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalı olup, menkul, gayrımenkul ve maaşlar üzerinde hacizler devam edip etmediği, kesinti yapılmış ise kesinti bedeli de tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak hükümde, infaza elverişli karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, maaş, menkul ve gayrimenkulleri üzerine konulan hacizlerin kaldırılması ve kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sonucu ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceğiz Köyü korucusunun davalı Kuruma şikayeti üzerine Kurum tarafından köy tüzelkişiliği aleyhine idari para cezası ve prim tahakkuk ettirildiği, köy tüzelkişiliği aleyhine icra takibi yapıldığı, davacının şahsına ait maaş, menkul ve gayrimenkuller üzerine haciz konulduğu, haczin kaldırılması ve kesilen maaşların iadesinin talep edildiği, eldeki davada Mahkemece, infazda tereddüt oluşturacak şekilde "davanın kabulune" şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “... taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, davacının talebi olan menkul, gayrimenkul ve maaş üzerindeki haczin kaldırılması ve maaşta kesinti yapılmışsa ne kadar kesinti yapıldığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yalnızca hüküm kısmında "davanın kabulü" şeklinde infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalı olup, menkul, gayrımenkul ve maaşlar üzerinde hacizler devam edip etmediği, kesinti yapılmış ise kesinti bedeli de tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak hükümde, infaza elverişli karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.