‹ Ana sayfa
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/6864 K.2014/3143

Esas No: 2013/6864 · Karar No: 2014/3143 · Karar Tarihi: 19.02.2014
Özet: (1) Uyuşmazlık, Türk vatandaşlığında yurtdışında geçirilen sürelerin ve askerlik hizmetinin borçlanma esas süreleri olarak kabul edilip, ilgili kurum işlemlerinin iptali talebine ilişkin; (2) Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vererek, borçlanma esas sürelerinin Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın geçerli olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle kurumsal işlemlerin iptalini onaylamıştır.
Mahkemesi: Ankara 13. İş Mahkemesi
Tarihi: 07.02.2013
No: 2011/1148-2013/67

Dava, yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen süreleri ve askerlik hizmetini borçlanabileceğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

30.09.1985 – 13.07.1989 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışmaları bulunan davacı; askerlik hizmetini borçlanma tarihi itibariyle aktif sigortalı olma şartı aranmaksızın, Almanya’da Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri ise borçlanma tarihi itibariyle Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi kapsamında borçlanabileceğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70’inci maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde ise; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir... Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; davaya konu borçlanma işlemlerinin her ikisi de 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde ne 1479 ve 506 sayılı Kanunlar ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmadığından, Mahkemece idari yargının görevli olduğu gözetilmeksizin, işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?