‹ Ana sayfa
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/5121 K.2012/9246

Esas No: 2012/5121 · Karar No: 2012/9246 · Karar Tarihi: 21.05.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacının 01.02.2006 tarihinden itibaren ödenmesi gereken maaş farklarının faiziyle tahsiline ilişkin talebidir; mahkeme, eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle temyiz edilen hükmü bozmakla karar vermiştir.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:344-32

Davacı, 01.02.2006 tarihinde bağlanan maaşının 624.36 TL. olması gerektiğinin tespiti ile bu tarihten itibaren maaş farklarının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasanın 17. maddesi ile eklenen Geçici 82. maddesi ve bu madde delaletiyle 4447 sayılı Yasa ile mülga 506 sayılı Yasanın 2422 sayılı Yasanın 7. maddesi ile değişik 61. maddesidir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.

Anılan Yasanın 61. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için % 60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği hüküm altına alınmış, Geçici 82 maddesinin a bendinde de, aylıkların kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, davacının 31.12.1997 tarihi itibariyle 3201 sayılı Yasaya tabi yurt dışı borçlanma süreleri ve askerlik süresi dahil 9000 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi, %76 oranındaki aylık bağlama oranı, 12000 katsayı ve 9475 gösterge rakamı üzerinde taraflarca ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Gösterge x Katsayı x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre bulunan (9475 x 12000 x %76 = 86.412.000 TL) (yeni 86,41 TL.) aylık tutarına hangi 1999/Aralık ayı TÜFE ve gelişme hızı ile 2000 yılı ve sonraki yıllarda tahsis talep tarihinin Ocak ayına kadar gerçekleşen hangi TÜFE ve Gelişme Hızı oranlarının uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davacıya ilk aylık bağlama tarihi olan 01.02.2006 tarihi itibariyle aylığının sosyal yardım zammı hariç 610,56 TL. olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, yapılan hesaplamada, Türkiye İstatistik Kurumu verileri ile örtüşmeyen oranlar esas alınarak yaşlılık aylığı hesabı yapıldığı görülmektedir.

Hal böyle olunca, Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davalı Kurumdan, davacıya ödenen aylıkların başlangıçtan itibaren ödeme tutarları ve tahsis talep tarihi sonrası ödenen (2005 yılı gelişme hızı uygulanarak bulunan aylık) net aylık miktarı sorularak, bağlanan aylığın hesabında esas alınan veriler celp edilerek, Türkiye İstatistik Kurumundan, dava konusu döneme ait tüketici fiyat endeksi artış oranı ile gelişme hızı oranları (ait oldukları yıllarda geçerli olan yönteme göre hesaplanan ve ait oldukları yılların akabinde yayınlanan) celp edilerek, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde aylık miktarının tespiti hususunda bilirkişi yada bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?