Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/12042 K.2012/23113
Özet: Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumu adına Av. … ile 1‑… Turizm Gıda Hizmetleri İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti. ve mirasçıları arasında, tebligatın doğru adreslere yapılmadığı gerekçesiyle temyiz edilen 28.07.2011 tarihli Beyoğlu 1. İş Mahkemesi kararının geçersizliği üzerineydi. Mahkeme, gıyabi hükmün usulsüz tebligat nedeniyle iptal edilmesini ve davalıların adres kayıt sisteminde bulunan yazılı adreslerine uygun şekilde tebligat yapılmasını, ardından dosyanın geri çevrilip temyiz itirazlarının eksiklikler giderildikten sonra yeniden incelenmesine karar verdi.
... adına Av. ... ile 1-... Turizm Gıda Hizmetleri İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti. 2-... ... ... Mirasçıları a)... b)... c)... d)... e)... f)... g)... h)... ı)... 3-Sosyal Güvenlik Kurumu adına Av. ... aralarındaki dava hakkında Beyoğlu 1. İş Mahkemesinden verilen 28.07.2011 günlü ve 527/462 sayılı hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. Maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde kayıtlı yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. Maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olaya ilişkin olarak, mirası reddeden mirasçılar dışında davaya dâhil edilen diğer mirasçılar aleyhine kurulan gıyabi hükmün, adreslerinin adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, aynı adreste sürekli çalışan sıfatı ile dava dosyası dışında dahili davalıların yanında çalışan tebellüğe ehil işçisi olup olmadığı belirsiz olan kişiye tebligat kanununun 20. Maddesine göre tebliği usulsüz olup;
Mahkemece; gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, verilen gıyabi hükmün dahili davalıların tümü hakkında yapılacak araştırma ile adres kayıt sisteminde yazılı adreslerine usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalıların, adres kayıt sisteminde adreslerinin kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, yine anılan Kanunun 28 ve devamı maddeleri gereği ilanen tebliğinin sağlanmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. Maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde kayıtlı yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. Maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olaya ilişkin olarak, mirası reddeden mirasçılar dışında davaya dâhil edilen diğer mirasçılar aleyhine kurulan gıyabi hükmün, adreslerinin adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, aynı adreste sürekli çalışan sıfatı ile dava dosyası dışında dahili davalıların yanında çalışan tebellüğe ehil işçisi olup olmadığı belirsiz olan kişiye tebligat kanununun 20. Maddesine göre tebliği usulsüz olup;
Mahkemece; gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, verilen gıyabi hükmün dahili davalıların tümü hakkında yapılacak araştırma ile adres kayıt sisteminde yazılı adreslerine usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalıların, adres kayıt sisteminde adreslerinin kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, yine anılan Kanunun 28 ve devamı maddeleri gereği ilanen tebliğinin sağlanmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.