Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/9028 K.2012/13293
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:1196-301
Dava, davacının sigortalılık süresinin tespiti ile 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların ve Kuruma yersiz ödenen prim alacaklarının faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu somut olay incelendiğinde; davacının, 08.07.1977 meslek kuruluş kaydına istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescilinin yapıldığı, 05.07.1980 -.10.07.1980, 01.01.1981 -16.10.1982, 02.05.1985 -.31.12.1993, 17.02.1993 -.20.01.2000 tarihleri arasında ve 20.9.2001 - ... ve (devam eder şekilde) vergi kaydı, 08.07.1977 -13.10.1980 tarihleri arasında Turhal Madeni Eşya Sanayi odası kaydı bulunduğu, davalı Kurum tarafından 16.10.1982 -22.03.1985 ve 31.12.1991 -17.02.1993 vergi kaydı olmadığı gerekçesiyle 09.04.2003 tarihli tahsis talebinin reddine karar verildiği, 9.10.2004 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının açmış olduğu iş bu dava ile, Kurum tarafından kabul edilmeyen sigortalılık sürelerinin tespiti ile 01.05.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ve yersiz olarak ödemek zorunda kaldığı, askerlik borçlanması ve prim alacaklarının davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının davacının 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile, fuzuli olarak yaptığı askerlik borçlanması bedeli olan 2.089,00 TL’nin ve yersiz prim ödemesi olan 6.099,00 TL'nin işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, askerlik borçlanma süresi ve 01.05.2003 tarihinden sonra yapmış olduğu prim ödemeleri gözetilmeksizin, 01.05.2003 tarihi itibariyle, yaşlılık aylığına hak kazandığına ilişkin ve fuzuli olarak yaptığı askerlik borçlanması bedeli olan 2.089,00 TL’nin davalı Kurumdan tahsiline ilişkin mahkemenin tespitinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, mahkemece, dosya içeriğinde yer alan talep formunda davacının 20.09.2001 - ... ve devam eder şekilde vergi kaydı bulunduğu yazılı ise de, dosya içersindeki belgelerle bu bilgi teyit edilememekte ve davacının 20.09.2001 'de başlayan vergi mükellefiyetinin, 01.05.2003 tarihi sonrasında devam edip etmediği belirsiz olduğundan, bu hususunun netleştirilmesi gerekmektedir.
1479 sayılı Kanuna 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun’la eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibarîyle yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan ek 20. madde hükmü, “bu kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlardan 24. maddenin I numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından; aylığın bağlandığı, yasadan önce yaşlılık aylığı bağlananlardan yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” düzenlemesini getirmiştir.
Yukarıdaki anlatımlar göz önüne alınarak, davacının, yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.05.2003 tarihinden sonraki dönemde, 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı önceden başlayan çalışmanın kesintisiz devam ettiğinin anlaşılması durumunda, 1479 sayılı Kanunun Ek 20. maddesi hükmüde gözetilmek suretiyle bu tarihe göre, çalışmanın başladığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak mahkemece aylık bağlanmasına ilişkin kararında bu husus da değerlendirilmeli ve davacının ödemesi gereken sosyal güvenlik primi borcu var ise hesaplatılarak, varlığı halinde, sosyal güvenlik destek primi borcunun, fazla ödenen primden mahsup edildikten sonra, fazla prim alacağı buna göre belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
No:1196-301
Dava, davacının sigortalılık süresinin tespiti ile 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların ve Kuruma yersiz ödenen prim alacaklarının faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu somut olay incelendiğinde; davacının, 08.07.1977 meslek kuruluş kaydına istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescilinin yapıldığı, 05.07.1980 -.10.07.1980, 01.01.1981 -16.10.1982, 02.05.1985 -.31.12.1993, 17.02.1993 -.20.01.2000 tarihleri arasında ve 20.9.2001 - ... ve (devam eder şekilde) vergi kaydı, 08.07.1977 -13.10.1980 tarihleri arasında Turhal Madeni Eşya Sanayi odası kaydı bulunduğu, davalı Kurum tarafından 16.10.1982 -22.03.1985 ve 31.12.1991 -17.02.1993 vergi kaydı olmadığı gerekçesiyle 09.04.2003 tarihli tahsis talebinin reddine karar verildiği, 9.10.2004 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının açmış olduğu iş bu dava ile, Kurum tarafından kabul edilmeyen sigortalılık sürelerinin tespiti ile 01.05.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ve yersiz olarak ödemek zorunda kaldığı, askerlik borçlanması ve prim alacaklarının davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının davacının 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile, fuzuli olarak yaptığı askerlik borçlanması bedeli olan 2.089,00 TL’nin ve yersiz prim ödemesi olan 6.099,00 TL'nin işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, askerlik borçlanma süresi ve 01.05.2003 tarihinden sonra yapmış olduğu prim ödemeleri gözetilmeksizin, 01.05.2003 tarihi itibariyle, yaşlılık aylığına hak kazandığına ilişkin ve fuzuli olarak yaptığı askerlik borçlanması bedeli olan 2.089,00 TL’nin davalı Kurumdan tahsiline ilişkin mahkemenin tespitinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, mahkemece, dosya içeriğinde yer alan talep formunda davacının 20.09.2001 - ... ve devam eder şekilde vergi kaydı bulunduğu yazılı ise de, dosya içersindeki belgelerle bu bilgi teyit edilememekte ve davacının 20.09.2001 'de başlayan vergi mükellefiyetinin, 01.05.2003 tarihi sonrasında devam edip etmediği belirsiz olduğundan, bu hususunun netleştirilmesi gerekmektedir.
1479 sayılı Kanuna 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun’la eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibarîyle yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan ek 20. madde hükmü, “bu kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlardan 24. maddenin I numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından; aylığın bağlandığı, yasadan önce yaşlılık aylığı bağlananlardan yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” düzenlemesini getirmiştir.
Yukarıdaki anlatımlar göz önüne alınarak, davacının, yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.05.2003 tarihinden sonraki dönemde, 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı önceden başlayan çalışmanın kesintisiz devam ettiğinin anlaşılması durumunda, 1479 sayılı Kanunun Ek 20. maddesi hükmüde gözetilmek suretiyle bu tarihe göre, çalışmanın başladığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak mahkemece aylık bağlanmasına ilişkin kararında bu husus da değerlendirilmeli ve davacının ödemesi gereken sosyal güvenlik primi borcu var ise hesaplatılarak, varlığı halinde, sosyal güvenlik destek primi borcunun, fazla ödenen primden mahsup edildikten sonra, fazla prim alacağı buna göre belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.