Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/7121 K.2012/10461
Özet: Uyuşmazlık, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin tazmini için Kurumun rücuan tazminat talebine ilişkin; Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, 2307,48 TL ve 410,23 TL tutarlarını ödemeye karar vermiştir.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:402-107
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, tarafların Avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı ..., iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir ve ödenen geçici işgöremezlik ödeneklerinden 2760,76 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Kazalıya, 16.06.2003 tarihinden itibaren hesaplanarak bağlanan gelirler, yaşlılık aylığının bağlandığı 01.05.2004 tarihinden itibaren, 506 sayılı Yasanın 92. maddesi nedeniyle yarı oranında ödenmeye başlanmıştır. Mahkemece, kazalıya, Yasanın 92. maddesi gözetilmeksizin bağlanan gelirlerin ilk peşin değeri olan 8181,49 TL’nin, anılan madde gereği bağlanması gereken (yarısı =) 4090,74 TL ile, yaşlılık aylığının bağlanmasından önceki dönemde fiilen ödenen 524,22 TL gelir toplamı 4614,96 TL’nin davalının %50 kusuruna isabet eden 2307,48 TL’nin; Yine, 820,45 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin %50’si olan 410,23 TL’nin hüküm altına alınabileceği gözetilmeksizin, fazla tazminata hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı; gelirlerden talep 2432,58 TL olup, hüküm fıkrasında 3432,58 TL olarak yazılmasının maddi yazım hatasına dayalı olduğu; Yine, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olduğu, bu durumda iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76 ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından, davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre, davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yüklenemeyeceği hususu da gözetilerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesine göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci paragrafında yazılı “KABULÜ İLE” sözcükleri silinerek yerine, “KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE” sözcüklerinin; alacağa ilişkin ikinci paragrafında yazılı “3432,58 TL” rakamları silinerek yerine, “2307,48 TL”, üçüncü paragrafında yazılı “328,18 TL” rakamları silinerek yerine, “410,23 TL”, rakamlarının; harca ilişkin ikinci bendinde yazılı “224,00 TL” ve “74,92 TL” rakamları silinerek yerlerine sırasıyla, “161,43 TL” ve “12,35 TL” rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
No:402-107
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, tarafların Avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı ..., iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir ve ödenen geçici işgöremezlik ödeneklerinden 2760,76 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Kazalıya, 16.06.2003 tarihinden itibaren hesaplanarak bağlanan gelirler, yaşlılık aylığının bağlandığı 01.05.2004 tarihinden itibaren, 506 sayılı Yasanın 92. maddesi nedeniyle yarı oranında ödenmeye başlanmıştır. Mahkemece, kazalıya, Yasanın 92. maddesi gözetilmeksizin bağlanan gelirlerin ilk peşin değeri olan 8181,49 TL’nin, anılan madde gereği bağlanması gereken (yarısı =) 4090,74 TL ile, yaşlılık aylığının bağlanmasından önceki dönemde fiilen ödenen 524,22 TL gelir toplamı 4614,96 TL’nin davalının %50 kusuruna isabet eden 2307,48 TL’nin; Yine, 820,45 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin %50’si olan 410,23 TL’nin hüküm altına alınabileceği gözetilmeksizin, fazla tazminata hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı; gelirlerden talep 2432,58 TL olup, hüküm fıkrasında 3432,58 TL olarak yazılmasının maddi yazım hatasına dayalı olduğu; Yine, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olduğu, bu durumda iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76 ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından, davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre, davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yüklenemeyeceği hususu da gözetilerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesine göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci paragrafında yazılı “KABULÜ İLE” sözcükleri silinerek yerine, “KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE” sözcüklerinin; alacağa ilişkin ikinci paragrafında yazılı “3432,58 TL” rakamları silinerek yerine, “2307,48 TL”, üçüncü paragrafında yazılı “328,18 TL” rakamları silinerek yerine, “410,23 TL”, rakamlarının; harca ilişkin ikinci bendinde yazılı “224,00 TL” ve “74,92 TL” rakamları silinerek yerlerine sırasıyla, “161,43 TL” ve “12,35 TL” rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.