‹ Ana sayfa
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/5459 K.2012/9281

Esas No: 2011/5459 · Karar No: 2012/9281 · Karar Tarihi: 21.05.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının 1998‑2008 yılları arasında Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü talimatıyla bekçi ve hademe olarak çalıştığını, ücretinin sosyal yardım (SYDV) üzerinden ödendiğini iddia etmesiyle ilgili hizmet tespiti istemidir. (2) Mahkeme, davacının bu süre zarfında asgari ücretle kesintisiz çalıştığını ve iş akdine dayanan sigortalı olduğunu tespit ederek, davalı SGK Başkanlığına karşı açılan davayı kabul etmiş, diğer davalılara (Kaymakamlık, Milli Eğitim Müdürlüğü) ise husumet yokluğundan reddi karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No:420-419

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Somut olayda, davacı, 1998 yılı Temmuz ayından, 2008 yılına kadar, Kaymakamlığın ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün talimatı ile, ... İlköğretim Okulunda bekçi ve hademe olarak çalıştığını, ücretinin ise, dahili davalı ve Kaymakamlığa bağlı ...'ndan (SYDV) sosyal yardım şeklinde ödendiğini ileri sürerek; diğer davalı SGK Başkanlığı'na bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, çalışmanın hizmet akdine dayanmadığını, ücret ödemesi bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, ... ve Silvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne karşı açılan davaların husumet yönünden reddine; davalı SGK Başkanlığı ile diğer davalı ... SYDV aleyhine açılan davanın ise kabulü ile, davacının davalı Vakıfta 18.10.1998 - 15.07.2008 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dava, 5510 sayılı Yasa geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan; 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir.

506 sayılı Kanun m.2'de hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılmışlardır. Hizmet akdi, iş görme, bağımlılık ve ücret unsurlarından oluşur. Burada söz konusu olan iş, ekonomik bakımdan iş olarak değerlendirilebilen her türlü çalışmayı ifade etmektedir.

Dosya kapsamından davacının SYDV'dan parasal yardım aldığı, karşılığında davalı kamu kurumunda çalıştığı, yaptığı çalışmaların iş görme ve bağımlılık unsurlarını içerdiği, zira davacının bu kamu kurumunda iş gördüğü ve bunu söz konusu kamu kurumundan aldığı talimatlar doğrultusunda (bağımlılık ilişkisi içerisinde) gerçekleştirdiği, SYDV'nın da yapmış olduğu "yardım" karşılığında davacıyı adı geçen kamu kurumlarında çalışmaya sevk ettiği görülmektedir.

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 1. maddesi uyannca; vakfın anılan yardımının, sosyal amaçlı ve karşılıksız olması gerekirken somut olayda, bu ödeme karşılığında yapılan bir hizmet söz konusudur. Bu nedenle ödemenin sosyal yardım niteliği ortadan kalkmakta; davacının çalışmalarının karşılığını yani ücreti oluşturmaktadır.

Somut olayda görülen çok taraflı hukuki ilişkinin, 4857 sayılı İş Kanunu m.7'de düzenlenen "geçici iş ilişkisi" niteliğinde değerlendirilmesi gerekir. Çünkü davacı işçiyi, davalı SYDV işe almakta "sosyal yardım" adı altında ücret ödemekte, fakat diğer davalı kamu kurumunda iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmektedir. Bu tür ilişkilerin üç kişinin yani işçi, onun iş akdiyle bağlı olduğu işveren ve bu işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yapan diğer (geçici) işverenin iradeleriyle oluşan üçlü bir ilişkiye dayandığı; bu ilişkiye dayanılarak işçinin yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devredildiği görülmektedir. Bu anlamda gerçek işveren SYDV'dır. Kamu kurumları ise geçici işverendirler. Anılan düzenlemede yer alan, "... Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir..." hükmü ile aynı maddede yer alan geçici iş ilişkisinin kurulabilmesi için, işçinin "devir sırasında yazılı rızasını alma" koşullarının bulunmamasının SYDV ile sigortalı arasında devam eden varsayımsal (farazi) bağımlılık sebebiyle sigortalılık haklarını etkilemeyeceği düşünülerek, davacının iş görme edimini başkasına sunmasının, bağımlılık ilişkisine zarar verebilecek yoğunluğa ulaşıp ulaşmadığı incelenmeli ve farazi bağımlılık ilişkisinin varlığını koruduğu sürece davacının SYDV'na bağlı sigortalılığının sürdüğü kabul edilmelidir.

Geçici iş ilişkisinin bulunduğu hizmet tespiti davalarında husumetin kimlere yöneltileceği sorununa gelince; asıl işveren SYDV ile birlikte geçici işverenler olan ilgili kamu kurumuna da husumetin yöneltilmesi gereklidir. Ancak, sözü edilen kamu kurumlarından, Kaymakamlık ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü anlaşılmamalıdır. Zira, Anayasa m.l23/3'e göre, kamu tüzel kişilikleri ancak kanun yada kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulurlar. Bakanlıklar, Devlet kamu tüzel kişiliğinin bir davada taraf ehliyetine sahip organlarıdırlar. Bunun dışında bazı genel müdürlüklerin, il özel idarelerinin, köylerin, belediyelerin ve kamu iktisadi teşebbüsler ile bunlara bağlı müesseselerin de tüzel kişilikleri vardır. Somut olayda ise Kaymakamlık makamı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün tüzel kişilikleri bulunmadığından, husumetin bu kurumların bağlı bulunduğu ilgili İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'na yöneltilmesi gereklidir.

Bu yasal gerekliliğe uyulmadan kaymakamlığa veya ilçe milli eğitim müdürlüğüne karşı dava açılması halinde; mahkeme kararında olduğu gibi, davanın husumet yönünden reddine karar verilemez. Zira, davacının amacı, Devlet tüzel kişiliğini (İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığını) dava etmektir. Davasını yanlış kuruma yöneltmiş olmakla, hasımda değil, temsilcide hata etmiş olmaktadır. Bu durumda; Mahkemece, re'sen temsilcide hataya ilişkin yanlışlığın düzeltilerek, davaya İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'na karşı devam edilmesi gereklidir.

Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; temsilcide hata sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ... ve Silvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılan bu davada; Mahkemece, yapılacak iş, ilgili bakanlıklara doğru olarak husumet yöneltilmesinin sağlanması; İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek bu davalıların cevaplarının alınması, göstereceği delillerinin toplanması ile davacı tarafından hükmün temyiz edilmemiş olması da nazara alınarak davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilmek suretiyle bir karar vermek olmalıdır.

Bu nedenle usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan, yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu, ... ile Silvan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?