Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/3446 K.2019/8382
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma ile ilgili açılan kovuşturma sürecinde, şüpheliler kaçınılmaz şekilde itiraz haklarından haberdar edilmediği için, kamuyu da tedavi ve denetimli serbestlikten ayıran erteleme kararı usulsüz ve kesinleşmez olarak kabul edildi. Mahkeme, şüphelilere itiraz hakkı vererek erteleme kararını iptal etti ve devamında yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verdi.
Mahkeme: NİĞDE 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelilerin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelilerin itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise karar içeriğinde itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanıklara bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, sanıklara tebliğ edilen kararda, erteleme kararına itiraz hakları bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, bu karar şüpheliler tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Zira karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi usulsüzdür, şüpheliler itiraz haklarından haberdar edilmemiştir. Dolayısıyla usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, bu usulsüzlüklerin ortadan kaldırılması bakımından, şüphelilere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakları bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden, durma kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelilerin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelilerin itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise karar içeriğinde itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanıklara bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, sanıklara tebliğ edilen kararda, erteleme kararına itiraz hakları bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, bu karar şüpheliler tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Zira karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi usulsüzdür, şüpheliler itiraz haklarından haberdar edilmemiştir. Dolayısıyla usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, bu usulsüzlüklerin ortadan kaldırılması bakımından, şüphelilere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakları bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden, durma kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.