Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5276 K.2018/9443
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 24/07/2008 tarihli ve 2006/459 esas, 2008/873 karar sayılı kararda, sanığın 10/07/2008 duruşmasında açıkça müdafii istemediğini bildirmesi, atanan müdafinin ödevini iddianamenin hazırlanması ile sınırlı tutması, ve sanığın yokluğunda hükmün tebliğ edilmediğini tespit ederek; kararının usulce tebliğ edilmesini ve temyiz ihtimalini beyan ederek, 17.12.2018 tarihinde oybirliğiyle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar vermiştir.
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 24/07/2008 tarihli ve 2006/459 esas, 2008/873 karar sayılı karardan önce 10/07/2008 tarihli duruşmada açıkça müdafii istemediğini bildirdiği, soruşturma aşamasında Baro tarafından atanan müdafii ile hiçbir oturuma birlikte katılmadığı ve CMK'nın 150. maddesinde belirtilen zorunlu müdafii atamasını gerektirir herhangi bir durumunda olmadığı bu haliyle Baro tarafından atanan müdafiinin görevinin iddianamenin düzenlenmesi ile sona erdiği gözetilerek, gerekçeli kararın sanıga tebliğ edilmesi gerekirken sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanığın yokluğunda verilen hükümden haberdar olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belgenin yer almadığı ve gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılmadığı anlaşıldığından;
Gerekçeli kararın yasa yolu bildirimi de açıklanmak suretiyle sanığa tebliğ edilmesi, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesinin sağlanması ve daha sonra Dairemize gönderilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 24/07/2008 tarihli ve 2006/459 esas, 2008/873 karar sayılı karardan önce 10/07/2008 tarihli duruşmada açıkça müdafii istemediğini bildirdiği, soruşturma aşamasında Baro tarafından atanan müdafii ile hiçbir oturuma birlikte katılmadığı ve CMK'nın 150. maddesinde belirtilen zorunlu müdafii atamasını gerektirir herhangi bir durumunda olmadığı bu haliyle Baro tarafından atanan müdafiinin görevinin iddianamenin düzenlenmesi ile sona erdiği gözetilerek, gerekçeli kararın sanıga tebliğ edilmesi gerekirken sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanığın yokluğunda verilen hükümden haberdar olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belgenin yer almadığı ve gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılmadığı anlaşıldığından;
Gerekçeli kararın yasa yolu bildirimi de açıklanmak suretiyle sanığa tebliğ edilmesi, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesinin sağlanması ve daha sonra Dairemize gönderilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.