Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3616 K.2018/7874
Özet: Uzun süreli (8 yıl) vicdan sürelerinin dolması nedeniyle 20/11/2009. hükmün yasa yolu bildiriminin usulsüzlüğü açıklanarak 06/10/2011. dilekçenin temyiz niteliğinde kabul edilip, 09/11/2018. kararla hüküm bozuldu, kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü.
Mahkeme: ÜSKÜDAR 2. Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin açıkça gösterilmesi gerektiğinden, sanığın yüzüne karşı verilen 20/11/2009 tarihli ilk hükümde başvurulabilecek kanun yolunun süresinin ne zaman başlayacağı ve başvuru şekillerinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle, yasa yolu bildirimi usulsüz olduğundan, hükmün kesinleşmediği, dolayısı ile mahkemenin hükmolunan cezanın infazına ilişkin kararı hukuki değerden yoksun bulunduğu için, sanığın 06.10.2011 tarihli dilekçesinin ilk hükme yönelik temyiz isteği niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Hüküm tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ile 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin açıkça gösterilmesi gerektiğinden, sanığın yüzüne karşı verilen 20/11/2009 tarihli ilk hükümde başvurulabilecek kanun yolunun süresinin ne zaman başlayacağı ve başvuru şekillerinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle, yasa yolu bildirimi usulsüz olduğundan, hükmün kesinleşmediği, dolayısı ile mahkemenin hükmolunan cezanın infazına ilişkin kararı hukuki değerden yoksun bulunduğu için, sanığın 06.10.2011 tarihli dilekçesinin ilk hükme yönelik temyiz isteği niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Hüküm tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ile 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.