Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3550 K.2018/8694
Özet: Uyuşmazlık, mahkume göre yasal tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığını iddia edilen sanığın, 08.06.2009’da yargılenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini yerine getirmemesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın tanıklık yapmaması ve yasal prosedürleri yerine getirmemesi nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmayan kişi olarak mahkûmiyet kararı verdi. Karar, ayrıca sanığın etkin pişmanlık imkânının göz önünde bulundurulmadığı yönünde tazminat talebine de karşı olarak uygulanacak tedbirin devam edeceğine hükme…
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, 08.06.2009 tarihinde hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine sanığın uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemece duruşma açılarak sanığa, "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığı kabul edilerek hakkında hüküm kurulacağı" uyarısını içeren davetiye tebliğ edilmesi gerekirken, sanığa istinabe yoluyla gönderilen ve iade edildiği belirtilen davetiyenin denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulmaması ve sanığın yokluğunda ve savunma hakkı kısıtlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Suç tarihinde, sanığın olay yerinin 1.5-2 metre uzağında yerde bulunan sigara paketi içinde bulunan suç konusu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu beyan ederek aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, 08.06.2009 tarihinde hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine sanığın uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemece duruşma açılarak sanığa, "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığı kabul edilerek hakkında hüküm kurulacağı" uyarısını içeren davetiye tebliğ edilmesi gerekirken, sanığa istinabe yoluyla gönderilen ve iade edildiği belirtilen davetiyenin denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulmaması ve sanığın yokluğunda ve savunma hakkı kısıtlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Suç tarihinde, sanığın olay yerinin 1.5-2 metre uzağında yerde bulunan sigara paketi içinde bulunan suç konusu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu beyan ederek aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.