Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3338 K.2018/5245
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 20/07/2009 tarihli denetimli serbestlik hükmüne ilişkin 26/06/2018’de oybirliğiyle karar vererek, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle hükmü bozup, kamu davasını düşürdü.
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, ister yerel mahkeme ister Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak, kamu davasının düşmesine karar vermesi gerektiğinden, sanığın temyizinin kendisine bizzat usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olan 20/07/2009 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu ve sanık lehine zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Mahkûmiyet hükmünün verildiği 20/07/2009 tarihinden, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, ister yerel mahkeme ister Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak, kamu davasının düşmesine karar vermesi gerektiğinden, sanığın temyizinin kendisine bizzat usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olan 20/07/2009 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu ve sanık lehine zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Mahkûmiyet hükmünün verildiği 20/07/2009 tarihinden, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.