Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/4977 K.2014/12161
Özet: KADIKÖY 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 12.03.2009 tarihli kararda, 2007/2669 esası ve 2009/318 kararlarıyla uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini kabul etti; ancak sürenin beyan edilmemesi nedeniyle yasa yolu bildirimi usulsüz görülerek kararın kesinleşmediği ve infaz işlemlerinin, 04.05.2010 tarihli hükümle hukuki geçerlilikten yoksun olduğu, bu haliyle “yok” hükmünü oluşturdu.
Mahkeme: KADIKÖY 1. Sulh Ceza Mahkemesi Karar Tarihi - Numarası: 12/03/2009 - 2007/2669 esas ve 2009/318 karar Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Karar: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri Dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığa tefhim edilen 12.03.2009 tarihli kararda, kanun yollarına hangi sürede ve ne şekilde başvurulacağı belirtilmediğinden, yasa yolu bildiriminin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, kesinleşmeyen söz konusu karara ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 04/05/2010 tarihli hükmün hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle “yok” hükmünde olması karşısında; sanığın temyiz isteğinin, 12.03.2009 tarihli ilk karara ilişkin ve süresinde olduğu kabul edilerek, inceleme yapılmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785- 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığa tefhim edilen 12.03.2009 tarihli kararda, kanun yollarına hangi sürede ve ne şekilde başvurulacağı belirtilmediğinden, yasa yolu bildiriminin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, kesinleşmeyen söz konusu karara ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 04/05/2010 tarihli hükmün hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle “yok” hükmünde olması karşısında; sanığın temyiz isteğinin, 12.03.2009 tarihli ilk karara ilişkin ve süresinde olduğu kabul edilerek, inceleme yapılmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785- 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.