Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2011/24370 K.2014/12192
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı, başvuru şekli ve süresinin belirtilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gerekçesiyle itirazın geçerli sayıldı; mahkeme, kararın hukuki geçerliliğini ortadan kaldırarak, temyiz yerine itiraz kanun yoluna tabi olduğunu kabul etti. Bu nedenle, 13/03/2008 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararı iptal edildi ve ilgili dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildi.
Mahkeme: İZMİR 10. Sulh Ceza Mahkemesi Karar Tarihi- Numarası: 13/03/2008 – 2008/466 esas ve 2008/177 karar Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Karar: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, süresinin, başvuru şeklinin ve bu sürenin başlangıcının açıkça gösterilmesi gerekmekte olup, sanığın yüzüne karşı verilen 13/03/2008 tarih 2008/466 esas ve 2008/177 karar sayılı ilk hükümde başvuru şekli ve kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı belirtilmediğinden ilk hükmün kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve "yok" hükmünde olduğu anlaşıldığından, sanığın 21/05/2009 tarihli temyiz dilekçesinin 13/03/2008 tarih 2008/466 esas ve 2008/177 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, süresinin, başvuru şeklinin ve bu sürenin başlangıcının açıkça gösterilmesi gerekmekte olup, sanığın yüzüne karşı verilen 13/03/2008 tarih 2008/466 esas ve 2008/177 karar sayılı ilk hükümde başvuru şekli ve kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı belirtilmediğinden ilk hükmün kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve "yok" hükmünde olduğu anlaşıldığından, sanığın 21/05/2009 tarihli temyiz dilekçesinin 13/03/2008 tarih 2008/466 esas ve 2008/177 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.