Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/973 K.2016/1011
Özet: Tapu iptali‑tescili kapsamında açılan muris muvazaası pay oranda tescil davası, davacıya davalıya taşınmaz devriyle mal kaçırma iddiası nedeniyle açılmış olmasına rağmen, mahkeme davanın saklı pay mirasçısı olmamasından dolayı reddetmiş; temyizinde mahkeme kararını bozarak davayı kabul etmiş, peşin harc geri ödenmiş.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: MURİS MUVAZAASI PAY ORANINDA İPTAL-TESCİL
Taraflar arasında görülen muris muvazaası pay oranda iptal-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup; davacı, muris halasının çekişme konusu taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacının saklı pay mirasçısı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davanın “muris muvazaası” hukuksal nedenine dayanılarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, murisin yeğeni olan davacının yasal mirasçılığı veraset ilamı ile sabit olup, muris muvazaasına dayalı dava bakımından dava ehliyetinin bulunduğu da açıktır.
Hâl böyle olunca, muris muvazaası yönünden gerekli araştırma ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi yerine, davanın “tenkis” davası gibi nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: MURİS MUVAZAASI PAY ORANINDA İPTAL-TESCİL
Taraflar arasında görülen muris muvazaası pay oranda iptal-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup; davacı, muris halasının çekişme konusu taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacının saklı pay mirasçısı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davanın “muris muvazaası” hukuksal nedenine dayanılarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, murisin yeğeni olan davacının yasal mirasçılığı veraset ilamı ile sabit olup, muris muvazaasına dayalı dava bakımından dava ehliyetinin bulunduğu da açıktır.
Hâl böyle olunca, muris muvazaası yönünden gerekli araştırma ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi yerine, davanın “tenkis” davası gibi nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.