Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/2820 K.2017/5505
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacının kardeşinin eşi aracılığıyla 2009’da satış suretiyle temlik ettiği 3292 parsel sayılı taşınmazın, davancının aynı taşınmazı aldığını iddia etmesidir. Mahkeme, hile iddiasının kanıtlandığını ve hak düşürücü sürenin geçmediğini kabul ederek, davanın kabulüne karar vererek tapu kaydının iptalini ve 10.000 TL’si için tahsili hâkeme verecek şekilde karar vermiştir.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TECSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; maliki olduğu 3292 parsel sayılı taşınmazı dava dışı kardeşi ...’in elindeki yeri icra yoluyla alacaklar, sen işleri takip edemezsin, bu yeri bana devret, bu işler bitince sana tekrar devrederim”şeklindeki telkin ve kandırma sonucu kardeşinin eşi davalı ...'ya 08.12.2009 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, Haziran 2012 itibariyle hakkında herhangi bir icra takibi yapılmadığını anlayınca taşınmazını geri istemesine rağmen alamadığını, kendisinin saf, ayırtım gücü ve hukuki işlem ehliyeti bulunmayan bir kişi olduğunu, kardeşinin bu durumundan yararlanıp taşınmazı davalı eşi üzerine tescil ettirdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın ve üzerindeki evin değerine karşılık olmak üzere şimdilik 10.000-Tl’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; çekişme konusu taşınmazı davacıdan özgür iradesiyle ve satış bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, davacının 2009 yılı içinde başka bir taşınmazını daha satttığını, temlikin 2009 yılında yapıldığı gözetildiğinde hile iddiası bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; hak düşürücü süre yönünden davacının hileyi öğrendiğini beyan ettiği tarihin aksinin davalı tarafça ispat edilemediğinden davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, alınan rapora göre davacıya sınırda mental kapasite tanısı konulmakla kolay kandırılabilir olduğunun anlaşıldığı ve hile iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 405.77.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TECSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; maliki olduğu 3292 parsel sayılı taşınmazı dava dışı kardeşi ...’in elindeki yeri icra yoluyla alacaklar, sen işleri takip edemezsin, bu yeri bana devret, bu işler bitince sana tekrar devrederim”şeklindeki telkin ve kandırma sonucu kardeşinin eşi davalı ...'ya 08.12.2009 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, Haziran 2012 itibariyle hakkında herhangi bir icra takibi yapılmadığını anlayınca taşınmazını geri istemesine rağmen alamadığını, kendisinin saf, ayırtım gücü ve hukuki işlem ehliyeti bulunmayan bir kişi olduğunu, kardeşinin bu durumundan yararlanıp taşınmazı davalı eşi üzerine tescil ettirdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın ve üzerindeki evin değerine karşılık olmak üzere şimdilik 10.000-Tl’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; çekişme konusu taşınmazı davacıdan özgür iradesiyle ve satış bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, davacının 2009 yılı içinde başka bir taşınmazını daha satttığını, temlikin 2009 yılında yapıldığı gözetildiğinde hile iddiası bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; hak düşürücü süre yönünden davacının hileyi öğrendiğini beyan ettiği tarihin aksinin davalı tarafça ispat edilemediğinden davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, alınan rapora göre davacıya sınırda mental kapasite tanısı konulmakla kolay kandırılabilir olduğunun anlaşıldığı ve hile iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 405.77.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.