Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/4036 K.2012/7372
Özet: (1) Davacı, 29 parsel sayılı taşınmazın vakıf şerhi nedeniyle mülkiyetinin geçersiz olduğunu iddia ederek tapu iptali ve Yusuf Baba Vakfı adına tescil talep etti; (2) Mahkeme, taşınmazın kamulaştırılması sonucu Konak Belediyesi'ne ait olduğu ve bu nedenle vakfına dönemeyeceğini belirterek, davayı reddetti.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, sicil kaydı üzerinde vakıf şerhi bulunan 29 parsel sayılı taşınmazın maliki Musa oğlu Ali'ye ulaşılamaması ve kim olduğunun tespit edilememesi sebebi ile İzmir Defterdarı'nın kayyım tayin edildiğini, 5737 Sayılı Kanun gereğince aslı vakıf olan taşınmazların vakfına dönmesinin asıl olduğunu ileri sürerek, kayyımlık kararının kaldırılarak, çekişme konusu taşınmazın tapusunun iptali ve mahlulen Yusuf Baba Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne, kayyımlık kararının kaldırılması hususunda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile bu husustaki davanın tefrikine dair verilen karar, Dairece; “... Çekişmeli taşınmazın ... oğlu... adına kayıtlı olduğu, ancak şerh bölümünde taşınmazın aslının vakıf olduğu ve mukataalı taşınmaz niteliğinde bulunduğunun açıklandığı, bu taşınmazın dava dışı Konak Belediyesi tarafından 20.07.2006 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, kayyıma tebligat ve dava yöneltilerek İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.02.2010 tarih ve 2009/286 Esas, 2010/25 sayılı kararıyla taşınmazın kamulaştırılan idare adına tesciline, taşınmazın mülkiyeti çekişmeli olduğundan bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere vadeli hesaba aktarılmasına karar verildiği ve anılan kararın derecattan geçerek kesinleştiği, böylece mülkiyetin ... Medeni Kanunun 705. maddesi uyarınca Konak Belediyesine geçtiği, iddianın açıklanan içeriği ve gerçekleşen yargısal süreç gözetildiğinde, eldeki davanın 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesi ile ilgili değil, 17. maddesi ile ilişkili olduğu, koşulların oluşması halinde taşınmazın vakfına dönmesi gerektiği, ne var ki kamulaştırıldığına göre eldeki davanın kamulaştırma öncesi mülkiyetinin vakfına aidiyetinin saptanması davasına ve artık vakfın hakkının da alacağa (kamulaştırma bedeline ilişkin olacağı) dönüştüğü, hal böyle olunca; değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulması gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu taşınmazın Yusuf Baba vakfına ait olduğunun tespitine, kamulaştırma bedelinin vakfına ödenmesine, kayyımlık kararının kaldırılması ile ilgili isteğin ve dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, sicil kaydı üzerinde vakıf şerhi bulunan 29 parsel sayılı taşınmazın maliki Musa oğlu Ali'ye ulaşılamaması ve kim olduğunun tespit edilememesi sebebi ile İzmir Defterdarı'nın kayyım tayin edildiğini, 5737 Sayılı Kanun gereğince aslı vakıf olan taşınmazların vakfına dönmesinin asıl olduğunu ileri sürerek, kayyımlık kararının kaldırılarak, çekişme konusu taşınmazın tapusunun iptali ve mahlulen Yusuf Baba Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne, kayyımlık kararının kaldırılması hususunda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile bu husustaki davanın tefrikine dair verilen karar, Dairece; “... Çekişmeli taşınmazın ... oğlu... adına kayıtlı olduğu, ancak şerh bölümünde taşınmazın aslının vakıf olduğu ve mukataalı taşınmaz niteliğinde bulunduğunun açıklandığı, bu taşınmazın dava dışı Konak Belediyesi tarafından 20.07.2006 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, kayyıma tebligat ve dava yöneltilerek İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.02.2010 tarih ve 2009/286 Esas, 2010/25 sayılı kararıyla taşınmazın kamulaştırılan idare adına tesciline, taşınmazın mülkiyeti çekişmeli olduğundan bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere vadeli hesaba aktarılmasına karar verildiği ve anılan kararın derecattan geçerek kesinleştiği, böylece mülkiyetin ... Medeni Kanunun 705. maddesi uyarınca Konak Belediyesine geçtiği, iddianın açıklanan içeriği ve gerçekleşen yargısal süreç gözetildiğinde, eldeki davanın 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesi ile ilgili değil, 17. maddesi ile ilişkili olduğu, koşulların oluşması halinde taşınmazın vakfına dönmesi gerektiği, ne var ki kamulaştırıldığına göre eldeki davanın kamulaştırma öncesi mülkiyetinin vakfına aidiyetinin saptanması davasına ve artık vakfın hakkının da alacağa (kamulaştırma bedeline ilişkin olacağı) dönüştüğü, hal böyle olunca; değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulması gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu taşınmazın Yusuf Baba vakfına ait olduğunun tespitine, kamulaştırma bedelinin vakfına ödenmesine, kayyımlık kararının kaldırılması ile ilgili isteğin ve dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.