Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/2385 K.2012/5844
Özet: (1) Uyuşmazlık, miras bırakan A.U.’nun 1970 ve 1976 yıllarında bağış yoluyla devrettiği 21 ada 22, 39 ve 40 nolu parsellerin tapu iptali, tescili ve tenkisiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle davayı reddederek kararını bozdu; temyiz itirazları kabul edilerek peşin harcın geri verilmesine hükmedildi.
MAHKEMESİ: ALAPLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2011
NUMARASI: 2009/262-2011/161
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 21 ada 22 nolu parselin miras bırakan A.U. tarafından 15.04.1970 tarihinde bağış yoluyla M.F.U.'ya temlik edildiği, anılan parselin sonrasında ifraz gördüğü ve 21 ada 74,75,76 ve 77 nolu parsellerin oluştuğu, keza 21 ada 39 nolu parselin de miras bırakan tarafından 17.12.1976 tarihinde ½ 'şer payının H. ve H.K.'a bağış yoluyla temlik edildiği, 21 ada 40 nolu parselinde muris tarafından 15.04.1970 tarihinde M.F.U.'ya bağış yoluyla devrinden sonra bu taşınmazın M.U.'ya 14.10.2002 tarihinde satıldığı anlaşılmaktadır.
Miras bırakanın bağış yoluyla temlik ettiği taşınmazlarda 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmamaktadır. Ancak, koşulları var ise tenkis hükümlerinin uygulanabileceği kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere, 743 sayılı Yasanın 513. maddesinde tenkis davalarında uygulanacak sürenin zamanaşımı süresi olduğu belirtildiği halde, 4721 sayılı Yasanın 571. maddesinde anılan sürenin hak düşürücü süre olduğu açıklanmıştır.
Ne varki, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 17. maddesi de “ mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir” şeklindedir.
Somut olayda, miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Davalılardan M. süresi içerisinde zamanaşamı def'inde bulunmuş, diğer davalılara ise tebligat yapılmasına karşın beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda M. dışındaki davalıların zamanaşımı def'inde bulunmadıkları gözetilerek bu davalılar yönünden tenkis isteğinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TARİHİ: 26/05/2011
NUMARASI: 2009/262-2011/161
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 21 ada 22 nolu parselin miras bırakan A.U. tarafından 15.04.1970 tarihinde bağış yoluyla M.F.U.'ya temlik edildiği, anılan parselin sonrasında ifraz gördüğü ve 21 ada 74,75,76 ve 77 nolu parsellerin oluştuğu, keza 21 ada 39 nolu parselin de miras bırakan tarafından 17.12.1976 tarihinde ½ 'şer payının H. ve H.K.'a bağış yoluyla temlik edildiği, 21 ada 40 nolu parselinde muris tarafından 15.04.1970 tarihinde M.F.U.'ya bağış yoluyla devrinden sonra bu taşınmazın M.U.'ya 14.10.2002 tarihinde satıldığı anlaşılmaktadır.
Miras bırakanın bağış yoluyla temlik ettiği taşınmazlarda 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmamaktadır. Ancak, koşulları var ise tenkis hükümlerinin uygulanabileceği kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere, 743 sayılı Yasanın 513. maddesinde tenkis davalarında uygulanacak sürenin zamanaşımı süresi olduğu belirtildiği halde, 4721 sayılı Yasanın 571. maddesinde anılan sürenin hak düşürücü süre olduğu açıklanmıştır.
Ne varki, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 17. maddesi de “ mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir” şeklindedir.
Somut olayda, miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Davalılardan M. süresi içerisinde zamanaşamı def'inde bulunmuş, diğer davalılara ise tebligat yapılmasına karşın beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda M. dışındaki davalıların zamanaşımı def'inde bulunmadıkları gözetilerek bu davalılar yönünden tenkis isteğinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.