‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/10672 K.2012/14941

Esas No: 2012/10672 · Karar No: 2012/14941 · Karar Tarihi: 12.12.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacının 11 parsellik taşınmazdaki 19 nolu bağımsız bölümünü elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle savunurken, davalının aynı taşınmazdaki 10 nolu bölümü elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğiyle karşı dava açmasıdır. Mahkeme, her iki tarafın da bağımsız bölümleri boşaltıp tasarruflarına son verdiklerini gözeterek elatmanın önlenmesi talebine karar verilmesine yer olmadığını, ecrimisil isteklerinin ise reddi gerektiğini belirterek temyiz itirazlarını kabul etmemiştir.
MAHKEMESİ:

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ: ELATMANIN ÖNLENMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden maliki bulundukları 11 parsel sayılı taşınmazdaki 19 nolu bağımsız bölümü, davalının, haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı dava yoluyla, maliki olduğu 11 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü davacıların tasarruflarında bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl ve karşı davada, elatmanın önlenmesi isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir. Karar, taraflar vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava ve karşı dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, Mahkemece, tarafların yargılama sırasında çekişmeli bağımsız bölümleri boşaltmış oldukları, tasarruflarına son verdikleri gözetilmek suretiyle, elatmanın önlenmesi isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına; karşılıklı muvafakata dayalı kullanım nedeniyle de ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak, davada vekille temsil edilen taraf yönünden vekalet ücretinin yargılama sonucu haksız çıkan yana yükletilmek suretiyle ve haklı çıkan tarafa muzaf olarak hüküm kurulması gerekirken, asıl dava bakımından avukatlık parasının davacı vekilinden (karşı davalı vekilinden) alınması biçiminde karar verilmiş olması doğru değil ise de, anılan bu yanlışlığın yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hüküm fıkrasının (3-b) nolu bendinde geçen "... davacı karşı davalı vekilinden " ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine, " ... davacı karşı davalıdan " ibaresinin yazılmasına, davalı karşı davacı ... vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK.'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK.'nun 436/2.(6100 sayılı HMK.370/2. md) maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?