Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/779 K.2011/2230
Özet: (1) Davacı, mülkiyeti idareye ait olan 15 ada 2 parsel taşınmazı üzerinde davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahale ettiğini iddia ederek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiş; (2) Mahkeme, davalıların müdahalesinin geçerli gerekçe bulunmadığını kabul edip elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar vermiş, ancak vekalet ücretlerinin ayrı ayrı değil tek bir tutar olarak ödenmesini gerektiren hatayı düzeltmek için kararını bozmuş.
MAHKEMESİ: KADINHANI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2010
NUMARASI: 2009/248-2010/121
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, mülkiyeti idareye ait olan 15 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalıların kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalıların haklı ve geçerli neden bulunmaksızın müdahale ettiğinin saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davalıların, kayden davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahale ettiği saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları, ayrı ayrı açılarak birleştirilmiş bağımsız davalar değildir. Davada, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edildiğine göre, 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmü ve 04.03.1953 tarih ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dava değerinin, davaya konu edilen taşınmazın elatılan kısmının değeri ile hüküm altına alınan ecrimisil bedeli toplamı olduğu kabul edilerek, belirlenen bu değer üzerinden davacı yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, iki ayrı dava gibi değerlendirme yapılarak isteklerin her biri bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TARİHİ: 18/06/2010
NUMARASI: 2009/248-2010/121
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, mülkiyeti idareye ait olan 15 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalıların kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalıların haklı ve geçerli neden bulunmaksızın müdahale ettiğinin saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davalıların, kayden davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahale ettiği saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları, ayrı ayrı açılarak birleştirilmiş bağımsız davalar değildir. Davada, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edildiğine göre, 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmü ve 04.03.1953 tarih ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dava değerinin, davaya konu edilen taşınmazın elatılan kısmının değeri ile hüküm altına alınan ecrimisil bedeli toplamı olduğu kabul edilerek, belirlenen bu değer üzerinden davacı yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, iki ayrı dava gibi değerlendirme yapılarak isteklerin her biri bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.