Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/2890 K.2011/3369
Özet: (1) Davacı, miras bırakanın 281 ve 1367 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini iddia ederek, miras payı oranında tapu iptal ve tescil talep etmiş; (2) Mahkeme, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu kabul ederek, davanın kabulüne karar vermiş ve davacının miras payı oranında tapu iptali ile tescili yapılmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan ...'ın, 281 ve 1367 parsel sayılı taşınmazlardaki payını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"... temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu, ancak davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, yüzölçüm üzerinden iptal ve tescile karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, çekişme konusu 1367 parsel sayılı taşınmazda, davalı ...'ın, miras bırakan ...'ın kendisine temlik ettiği 21120/61440 paydan, bir kısım payını üçüncü kişiye temlik etmesi nedeniyle üzerinde 3/16 payın kaldığı, davalı ... üzerinde kalan 3/16 pay gözetilerek bu pay üzerinden davacının miras payı oranında hüküm kurulması gerekirken, davalı tarafından dava dışı kişiye temlik edilen payında kabul kapsamına alınması suretiyle hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, anılan bu yanlışlığın yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün 1. fıkrasının, (a) bendinde geçen "davalıya devredilen payın" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine;"davalıya devredilen paydan, davalı üzerinde kalan payın ibaresinin yazılmasına, davalının temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan ...'ın, 281 ve 1367 parsel sayılı taşınmazlardaki payını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"... temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu, ancak davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, yüzölçüm üzerinden iptal ve tescile karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, çekişme konusu 1367 parsel sayılı taşınmazda, davalı ...'ın, miras bırakan ...'ın kendisine temlik ettiği 21120/61440 paydan, bir kısım payını üçüncü kişiye temlik etmesi nedeniyle üzerinde 3/16 payın kaldığı, davalı ... üzerinde kalan 3/16 pay gözetilerek bu pay üzerinden davacının miras payı oranında hüküm kurulması gerekirken, davalı tarafından dava dışı kişiye temlik edilen payında kabul kapsamına alınması suretiyle hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, anılan bu yanlışlığın yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün 1. fıkrasının, (a) bendinde geçen "davalıya devredilen payın" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine;"davalıya devredilen paydan, davalı üzerinde kalan payın ibaresinin yazılmasına, davalının temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.