Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/293 K.2021/652
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: 1) Taahhüt adlı, iki adımlı temyiz sürecinde kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkum edilen sanıkla ilgili davada, temyiz başvurusu çeşitli savunma haklarının ihlali ve cezanın haksız derecede hafifletilmesine dair gerekçelerle açılmıştı. 2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın savunma haklarını sınırlayan ve cezanın düşük belirlenmesini haklı çıkaran kararları iptal ederek, verilen mahkumiyet kararını kaldırdı ve yeni bir karara varılması için tasnifi yaptı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2017 tarihli ve E.2015/1167 - K.2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanığın bıçakla katılanı yüzünde hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nin 86/1-3-e. maddeleri uygulandıktan sonra katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca cezasının bir kat artırılması, TCK'nin 87/1-son. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde 5 yıl hapis cezasına çıkartılması gerekirken yazılı şekilde 3 yıl hapis cezasına çıkartılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2017 tarihli ve E.2015/1167 - K.2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanığın bıçakla katılanı yüzünde hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nin 86/1-3-e. maddeleri uygulandıktan sonra katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca cezasının bir kat artırılması, TCK'nin 87/1-son. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde 5 yıl hapis cezasına çıkartılması gerekirken yazılı şekilde 3 yıl hapis cezasına çıkartılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.