Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/846 K.2019/3330
Özet: (1) Şikayet konusu, Mansip'in üniversite hastanesinde tedavi gören bir hastanın intihar etmesiyle ilgili olarak Başsavcılığın “kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair” kararına karşı yapılan kanun yararına bozma talebidir. (2) Yargıtay, 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının kanun yararına bozulmasına karar vererek, söz konusu kararı iptal edip dosyanın yeniden değerlendirilmesi üzere başsavcılığa gönderdi.
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Maktul ...'ın intihar olayı hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/10/2018 tarihli ve 2018/70770 soruşturma, 2018/49076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/7180 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, ...'ın... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında yatarak tedavi görmekte iken suç tarihinde tedavi gördüğü servisten çıkıp dahiliye servisinin bulunduğu 6. kata giderek, Bilgi İşlem Bürosundaki pencereden atlamak suretiyle intihar etmesi neticesinde hayatını kaybettiği olaya ilişkin yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen bahse konu kararda yer alan, "... ölümün meydana gelmesinde bir başkasının doğrudan bir etkisinin olduğuna dair hiçbir delil elde edilmediği, ölenin penceresinden atladığı dahiliye servisine ait bilgi işlem odasındaki pencerede korkuluk bulunmamasının bir ihmal olmadığı, hastanedeki idarî bir odada bulunan pencereye korkuluk takılmasına gerek olmadığı, öte yandan ölenin yatarak tedavi gördüğü servisin karma bir servis olup bu serviste yatan hastalar için özel güvenlik tedbiri alınmasına gerek olmadığı, bu servisteki hastaların refakatçılarıyla birlikte servisten ayrılmalarının mümkün olduğu, hastane yönetiminin böyle bir durumu takip etmek gibi bir sorumluluğunun bulunmadığı, nitekim ölenin olay tarihinden bir gün önce de yaklaşık 2 saat kadar bir süre tek başına servisten ayrılıp daha sonra servise geri döndüğü, olay tarihinde de ölenin sabah kahvaltısını yaptıktan sonra tek başına servisten ayrılıp daha sonra hastanenin 6. katında bulunan dahiliye servisine çıkarak buradaki bilgi işlem odası penceresinden atlamak suretiyle intihar ettiği, ölenin bir başkası tarafından intihara yönlendirildiğine dair hiçbir delil bulunmadığı, keza ölümün meydana gelmesinde bir başkasına yükletilebilecek bir kusur da bulunmadığı" şeklindeki gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; dosyada herhangi bir bilirkişi raporunun bulunmadığı cihetle, öncelikle meydana gelen olay nedeniyle mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve soruşturmanın buna göre sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13/02/2019 gün ve 94660652-105-35-669-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden,... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/7180 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Maktul ...'ın intihar olayı hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/10/2018 tarihli ve 2018/70770 soruşturma, 2018/49076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/7180 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, ...'ın... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında yatarak tedavi görmekte iken suç tarihinde tedavi gördüğü servisten çıkıp dahiliye servisinin bulunduğu 6. kata giderek, Bilgi İşlem Bürosundaki pencereden atlamak suretiyle intihar etmesi neticesinde hayatını kaybettiği olaya ilişkin yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen bahse konu kararda yer alan, "... ölümün meydana gelmesinde bir başkasının doğrudan bir etkisinin olduğuna dair hiçbir delil elde edilmediği, ölenin penceresinden atladığı dahiliye servisine ait bilgi işlem odasındaki pencerede korkuluk bulunmamasının bir ihmal olmadığı, hastanedeki idarî bir odada bulunan pencereye korkuluk takılmasına gerek olmadığı, öte yandan ölenin yatarak tedavi gördüğü servisin karma bir servis olup bu serviste yatan hastalar için özel güvenlik tedbiri alınmasına gerek olmadığı, bu servisteki hastaların refakatçılarıyla birlikte servisten ayrılmalarının mümkün olduğu, hastane yönetiminin böyle bir durumu takip etmek gibi bir sorumluluğunun bulunmadığı, nitekim ölenin olay tarihinden bir gün önce de yaklaşık 2 saat kadar bir süre tek başına servisten ayrılıp daha sonra servise geri döndüğü, olay tarihinde de ölenin sabah kahvaltısını yaptıktan sonra tek başına servisten ayrılıp daha sonra hastanenin 6. katında bulunan dahiliye servisine çıkarak buradaki bilgi işlem odası penceresinden atlamak suretiyle intihar ettiği, ölenin bir başkası tarafından intihara yönlendirildiğine dair hiçbir delil bulunmadığı, keza ölümün meydana gelmesinde bir başkasına yükletilebilecek bir kusur da bulunmadığı" şeklindeki gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; dosyada herhangi bir bilirkişi raporunun bulunmadığı cihetle, öncelikle meydana gelen olay nedeniyle mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve soruşturmanın buna göre sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13/02/2019 gün ve 94660652-105-35-669-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden,... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/7180 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.