Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/1181 K.2017/3346
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanı iki bıçak darbeyle yaralayıp öldürme girişiminde bulunmasıyla ilgili kasten öldürmeye teşebbüs suçundan davayla ilgilidir. Mahkeme, deliller ışığında sanığı 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptı ve kararını bozmadı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: TCK'nun 81/1, 35/2, 29, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin katılan ...'e yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, olay gecesi ... ve katılan ...'in evlerine doğru yürüdükleri sırada yanlarından motosikletle geçen sanık ... ve ... ile tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın katılanı sol kaş üzerinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde ve diğeri batına nafiz, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde iki bıçak darbesiyle yaralayarak kaçtığı anlaşılan olayda;
1-Taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmadığı, sanığın katılanı yanlızca bir kez hayati tehlikeye neden olacak şekide yaraladığı, engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği anlaşılmakla, kasten yaralama suçundan temel cezanın neticeye engel olacak şekilde teşdit uygulanmak suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 18/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: TCK'nun 81/1, 35/2, 29, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin katılan ...'e yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, olay gecesi ... ve katılan ...'in evlerine doğru yürüdükleri sırada yanlarından motosikletle geçen sanık ... ve ... ile tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın katılanı sol kaş üzerinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde ve diğeri batına nafiz, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde iki bıçak darbesiyle yaralayarak kaçtığı anlaşılan olayda;
1-Taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmadığı, sanığın katılanı yanlızca bir kez hayati tehlikeye neden olacak şekide yaraladığı, engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği anlaşılmakla, kasten yaralama suçundan temel cezanın neticeye engel olacak şekilde teşdit uygulanmak suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 18/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.