Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/329 K.2013/3464
Özet: Uyuşmazlık: Sanıkların kasten öldürme ve kasten öldürmeye iştirak suçlarından yargılanması; Mahkeme: Bir sanığa 10 yıl hapis, diğer üç sanığa ise kasten öldürmeye iştirakten beraat kararını verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürme, kasten öldürmeye iştirak
HÜKÜM: 1-Sanık ... için, 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 29, 62/1, 63 ve 54 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası.
2-Sanıklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı, kasten öldürmeye iştirak suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Şikayetçi Mahmut Doğan ile katılanlar ... ve ... vekilinin yasal yetkisi bulunmadığından duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK.nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Şikayetçi ... ile katılanlar ... ve ... vekillerinin 25.5.2011 tarihli dilekçe ve 11.5.2011 tarihli oturumda tüm sanıkların cezalandırılması yönündeki talepleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.11.2006 gün ve 2006/249 ve 247 sayılı kararı uyarınca, davaya katılma niteliğinde olduğu gözetilmeksizin şikayetçi ...'un tüm sanıklar hakkında, katılanlar ... ve ...'un da birleşen dosyanın sanıkları olan
.../......, ... ve ... hakkında katılma talebi ile ilgili olarak mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa karara bağlanması mümkün olduğundan şikayetçi ...'un tüm sanıklar hakkında, katılanlar ... ve ...'un birleşen dosyanın sanıkları ..., ... ve ... hakkında davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktule yönelik "kasten öldürme" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Necati, Oğuz ve Atilla hakkında kasten öldürmeye iştirak suçundan açılan kamu davalarında elde edilen delillerin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri ile açıklanarak ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede; sübuta, yasal savunmaya, suç vasfına, katılanlar vekillerinin sanıklar Necati, Oğuz ve Atilla yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanıklar ... ve..hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye iştirak suçundan kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA)
B-Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık ...'ın hızlı kullandığı aracını durduramayarak direksiyon hakimiyetini kaybedip, tanık Müştak'ın park halinde bulunan aracına arkadan çarpması üzerine Müştak ile sanık arasında başlayan tartışmaya mahalle sakinlerinin de katıldığı, sanık ...'ın küfürlü konuşması üzerine tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın arkadaşları Necati ve Atilla'nın da arkadan başka bir araçla olay yerine gelerek kavgaya katıldıkları, maktul ve içinde bulunduğu kalabalık grubun saldırısı sonucu sanık ...'ın sağ orbital bölgede künt travma, saçlı deri sağ kulak altı bölgesinde hassasiyet oluşturup, hayati tehlike yaratmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanması üzerine, sanığın da bıçakla maktulün batın bölgesine vurarak ölümüne neden olduğu olayda; maktul ve yanındakilerden sanığa yönelen toplu saldırıdan ibaret haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik uygulamasını düzenleyen ve 12-18 yıl arasında hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde üst sınırdan indirim yapılarak sanığa eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmekle, katılanlar vekillerinin temyizi bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 30/04/2013 gününde oybirliği ile karar vdreldi.30/04/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat ...'nün yokluğunda 09/05/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
SUÇ: Kasten öldürme, kasten öldürmeye iştirak
HÜKÜM: 1-Sanık ... için, 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 29, 62/1, 63 ve 54 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası.
2-Sanıklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı, kasten öldürmeye iştirak suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Şikayetçi Mahmut Doğan ile katılanlar ... ve ... vekilinin yasal yetkisi bulunmadığından duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK.nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Şikayetçi ... ile katılanlar ... ve ... vekillerinin 25.5.2011 tarihli dilekçe ve 11.5.2011 tarihli oturumda tüm sanıkların cezalandırılması yönündeki talepleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.11.2006 gün ve 2006/249 ve 247 sayılı kararı uyarınca, davaya katılma niteliğinde olduğu gözetilmeksizin şikayetçi ...'un tüm sanıklar hakkında, katılanlar ... ve ...'un da birleşen dosyanın sanıkları olan
.../......, ... ve ... hakkında katılma talebi ile ilgili olarak mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa karara bağlanması mümkün olduğundan şikayetçi ...'un tüm sanıklar hakkında, katılanlar ... ve ...'un birleşen dosyanın sanıkları ..., ... ve ... hakkında davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktule yönelik "kasten öldürme" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Necati, Oğuz ve Atilla hakkında kasten öldürmeye iştirak suçundan açılan kamu davalarında elde edilen delillerin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri ile açıklanarak ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede; sübuta, yasal savunmaya, suç vasfına, katılanlar vekillerinin sanıklar Necati, Oğuz ve Atilla yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanıklar ... ve..hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye iştirak suçundan kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA)
B-Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık ...'ın hızlı kullandığı aracını durduramayarak direksiyon hakimiyetini kaybedip, tanık Müştak'ın park halinde bulunan aracına arkadan çarpması üzerine Müştak ile sanık arasında başlayan tartışmaya mahalle sakinlerinin de katıldığı, sanık ...'ın küfürlü konuşması üzerine tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın arkadaşları Necati ve Atilla'nın da arkadan başka bir araçla olay yerine gelerek kavgaya katıldıkları, maktul ve içinde bulunduğu kalabalık grubun saldırısı sonucu sanık ...'ın sağ orbital bölgede künt travma, saçlı deri sağ kulak altı bölgesinde hassasiyet oluşturup, hayati tehlike yaratmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanması üzerine, sanığın da bıçakla maktulün batın bölgesine vurarak ölümüne neden olduğu olayda; maktul ve yanındakilerden sanığa yönelen toplu saldırıdan ibaret haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik uygulamasını düzenleyen ve 12-18 yıl arasında hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde üst sınırdan indirim yapılarak sanığa eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmekle, katılanlar vekillerinin temyizi bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 30/04/2013 gününde oybirliği ile karar vdreldi.30/04/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat ...'nün yokluğunda 09/05/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.