Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/6128 K.2013/1653
Özet: (1) Uyuşmazlık, iki sanığın iştirak halinde töre saikiyle öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı savunma temsilcilerinin menfaat çatışması ve eksik soruşturma nedeniyle verilen beraat kararının temyizinde ortaya çıktı; (2) Mahkeme, savunmaların ayrı ayrı temsil edilmesi gerektiğini kabul ederek, sanık Nusrettin'in tahliye talebini reddetti ve diğer sanıkların temyiz itirazlarını da aynı gerekçeyle bozdu.
Tebliğname No: 1 - 2012/125476
MAHKEMESİ: Hınıs Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 29/03/2012, 2009/80 (E) ve 2012/13 (K)
SUÇ: İştirak halinde töre saikiyle öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık Nusrettin müdafiinin süresinden sonra gerçekleşen duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Sanık Mehmet yönünden beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, verilen beraat kararını temyizde sanığın hukuki menfaati olmadığından, sanık müdafiisinin bu sanık yönünden temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Olay gün ve saatine karşılık gelen günlerin ve olay sırasındaki hava koşullarının Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden sorulması, olay gün ve saatine karşılık gelen günde ve olayın meydana geldiği şartlarda, uzman bilirkişi marifetiyle, savunmaların ve mağdur anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılarak, sanıklar ve mağdurların bulundukları iddia olunan konumda değerlendirmek suretiyle, olay sırasında mağdurların sanıkların konuşmalarını duyma imkanları ile olayı görüp tarafları teşhis etme olanaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeyerek, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mağdur M.H. ve M. Ş.'in tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra mağdurlardaki yaralar ile ilgili olarak, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan 5237 Sayılı TCK.nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırılması gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz doktor raporlarına dayanılarak hüküm kurulması,
c) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden aynı mağdurlara yönelik kan gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs suçunun failleri olarak yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar Abdulkerim, Mahmut, İbrahim müdafii ile sanık Nusrettin müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık Nusrettin'e verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık Nusrettin müdafiinin tahliye talebinin reddine 04/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Hınıs Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 29/03/2012, 2009/80 (E) ve 2012/13 (K)
SUÇ: İştirak halinde töre saikiyle öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık Nusrettin müdafiinin süresinden sonra gerçekleşen duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Sanık Mehmet yönünden beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, verilen beraat kararını temyizde sanığın hukuki menfaati olmadığından, sanık müdafiisinin bu sanık yönünden temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Olay gün ve saatine karşılık gelen günlerin ve olay sırasındaki hava koşullarının Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden sorulması, olay gün ve saatine karşılık gelen günde ve olayın meydana geldiği şartlarda, uzman bilirkişi marifetiyle, savunmaların ve mağdur anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılarak, sanıklar ve mağdurların bulundukları iddia olunan konumda değerlendirmek suretiyle, olay sırasında mağdurların sanıkların konuşmalarını duyma imkanları ile olayı görüp tarafları teşhis etme olanaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeyerek, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mağdur M.H. ve M. Ş.'in tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra mağdurlardaki yaralar ile ilgili olarak, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan 5237 Sayılı TCK.nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırılması gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz doktor raporlarına dayanılarak hüküm kurulması,
c) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden aynı mağdurlara yönelik kan gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs suçunun failleri olarak yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar Abdulkerim, Mahmut, İbrahim müdafii ile sanık Nusrettin müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık Nusrettin'e verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık Nusrettin müdafiinin tahliye talebinin reddine 04/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.