Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/6025 K.2013/2921
Özet: (1) Uyuşmazlık, gayrı resmi eşi tarafından müşterek çocukların velayeti için yapılan katılma talebinin ve sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan açılan kamu davasının değerlendirilmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, katılma talebini kabul ederek sanığı maktul eşi ve çocukları adına velayete katılmış olarak tanımladı, 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık ve kasten öldürme suçlarını işlediğini hükümseyerek cezayı belirledi ve ilgili temyiz taleplerini reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Suçtan zarar gören maktul ...'in gayrı resmi eşi müşteki ... tarafından 15/07/2010 tarihli celsede kendi adına asaleten, müşterek çocukları Nurettin adına velayeten katılma talebinde bulunulduğu halde, katılma konusunda bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/10/2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasındaherhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, kararabağlanması mümkün olduğundan, 5271 Sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören maktul ...'in gayrı resmi eşi ...'ın kendi adına asaleten müşterek çocukları ... adına velayeten sanık hakkında maktul ...'e yönelik adam öldürme suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabullerine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
b) Katılan ... vekilinin sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, katılan ...'ın 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık ve maktul ... Metin'e yönelik öldürme suçlarından verilen hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, katılan ... vekili ile katılan ...'ın bu suçlara yönelen temyiz taleplerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
c) Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; olay tarihinde maktul ... 'in sanığa somut bir fiil ve olgu tayini suretiyle hakaret edip, olayın devamında hakaretini devam ettirmesi ve sanığı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralaması dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin makul olduğu anlaşıldığından, bu hususa yönelen tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller ... ve ...'e yönelik kasten öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delillerin hatalı takdir edildiğine, maktul ...'e yönelik öldürme suçunda TCK.nun 29, 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçunda CMK.nun 231. maddelerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikte indirim oranına vesaireye, katılan ... vekilinin haksız tahrikin bulunmadığına vesaireye, katılan ...'ın suç niteliğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın maktullere yönelik kasten öldürme suçlarıyla ilgili olarak; 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca yalnızca kendi alt soyu açısından şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin kararda gösterilmemesi yasaya aykırıise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bölümlerin, "Sanığın, 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, kısmen re'sen de temyize tabi bulunan mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 08/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Suçtan zarar gören maktul ...'in gayrı resmi eşi müşteki ... tarafından 15/07/2010 tarihli celsede kendi adına asaleten, müşterek çocukları Nurettin adına velayeten katılma talebinde bulunulduğu halde, katılma konusunda bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/10/2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasındaherhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, kararabağlanması mümkün olduğundan, 5271 Sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören maktul ...'in gayrı resmi eşi ...'ın kendi adına asaleten müşterek çocukları ... adına velayeten sanık hakkında maktul ...'e yönelik adam öldürme suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabullerine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
b) Katılan ... vekilinin sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, katılan ...'ın 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık ve maktul ... Metin'e yönelik öldürme suçlarından verilen hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, katılan ... vekili ile katılan ...'ın bu suçlara yönelen temyiz taleplerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
c) Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; olay tarihinde maktul ... 'in sanığa somut bir fiil ve olgu tayini suretiyle hakaret edip, olayın devamında hakaretini devam ettirmesi ve sanığı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralaması dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin makul olduğu anlaşıldığından, bu hususa yönelen tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller ... ve ...'e yönelik kasten öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delillerin hatalı takdir edildiğine, maktul ...'e yönelik öldürme suçunda TCK.nun 29, 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçunda CMK.nun 231. maddelerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikte indirim oranına vesaireye, katılan ... vekilinin haksız tahrikin bulunmadığına vesaireye, katılan ...'ın suç niteliğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın maktullere yönelik kasten öldürme suçlarıyla ilgili olarak; 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca yalnızca kendi alt soyu açısından şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin kararda gösterilmemesi yasaya aykırıise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bölümlerin, "Sanığın, 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, kısmen re'sen de temyize tabi bulunan mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 08/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.