Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/4543 K.2013/456
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın kasten yaralama sonucu ölüme sebep verme, iştirak halinde kasten öldürme ve işlenmekte olan suçu yetkili makamlara bildirmeme suçlarından hüküm getirilmesi. Mahkeme: Kasten yaralama suçunu ağırlaştırılmış biçimde kabul ederek ceza miktarını belirledi; katılanların suçu bildirmeme suçundan beraat kararına temyiz hakkı olmadığı için temyiz taleplerini reddetti ve sanığın tahliye talebini de karara bağladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme, iştirak halinde kasten öldürme, işlenmekte olan suçu yetkili makamlara bildirmeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Katılanların, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, kamu davasına katılma hakları bulunmadığından, dolayısı ile temyize yetkileri de olmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3- Oluşa ve dosya kapsamına göre; Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 26/05/2010 tarih, 1761 karar sayılı raporunda; maktulün, olayın efor ve stresi ile aktif hale geçen kalp damar hastalığı nedeniyle öldüğünün, vücudundaki yumuşak dokuya yönelik yaygın künt travmatik lezyonların ve nazal fraktürün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtildiği; sanık ...'in, mahkemenin 23/09/2010 tarihli celsesinde alınan savunmasında, maktulün kalp hastası olduğunu bilmediğini beyan ettiği anlaşılmakla; kasten yaralama eylemi TCK.nun 86/1. fıkrası kapsamında olup, eylem ile ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan; tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in maktul ...'ye yönelik neticesi itibari ile ağırlaşmış kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş; sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ye karşı kasten öldürme suçları yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, vasfa, TCK.nun 27. maddesinin koşullarının oluştuğuna, ağır tahrikin varlığına; katılanlar vekilinin eksik incelemeye, vasfa ve sair nedenlere yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), tutuklulukta geçirilen süre ve hükmedilen ceza miktarına göre sanık ... müdafiinin tahliye talebinin reddine, 23/01/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme, iştirak halinde kasten öldürme, işlenmekte olan suçu yetkili makamlara bildirmeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Katılanların, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, kamu davasına katılma hakları bulunmadığından, dolayısı ile temyize yetkileri de olmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3- Oluşa ve dosya kapsamına göre; Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 26/05/2010 tarih, 1761 karar sayılı raporunda; maktulün, olayın efor ve stresi ile aktif hale geçen kalp damar hastalığı nedeniyle öldüğünün, vücudundaki yumuşak dokuya yönelik yaygın künt travmatik lezyonların ve nazal fraktürün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtildiği; sanık ...'in, mahkemenin 23/09/2010 tarihli celsesinde alınan savunmasında, maktulün kalp hastası olduğunu bilmediğini beyan ettiği anlaşılmakla; kasten yaralama eylemi TCK.nun 86/1. fıkrası kapsamında olup, eylem ile ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan; tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in maktul ...'ye yönelik neticesi itibari ile ağırlaşmış kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş; sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ye karşı kasten öldürme suçları yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, vasfa, TCK.nun 27. maddesinin koşullarının oluştuğuna, ağır tahrikin varlığına; katılanlar vekilinin eksik incelemeye, vasfa ve sair nedenlere yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), tutuklulukta geçirilen süre ve hükmedilen ceza miktarına göre sanık ... müdafiinin tahliye talebinin reddine, 23/01/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.